19. İstanbul Caz Festivali

iksv caz

iksv caz

CAZIN YILDIZ HARİTASI, BU TEMMUZ YİNE GÖKYÜZÜNDE

19. İSTANBUL CAZ FESTİVALİ

3–19 TEMMUZ 2012

 İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından 19 yıldır düzenlenen İstanbul Caz Festivali, 15 yıldan bu yana aralıksız destek veren Garanti Bankası’nın sponsorluğunda, bu yıl 3–19 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

19. İstanbul Caz Festivali, yaklaşık 50 konser, 300’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyla Temmuz ayında yine cazın yıldız haritasını İstanbul’a taşıyacak. İstanbul Caz Festivali konserlerine bu yıl ev sahipliği yapacak 20 mekan arasında, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi, İstanbul Modern, Salon ve The Marmara Esma Sultan’ın yanı sıra geçen yıl ilk kez bir konser mekanı olarak kullanılarak büyük ilgi gören Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kıyı Amfi’nin yanı sıra bu yıl festival kapsamında ilk kez kullanılacak Haliç Kongre Merkezi ve Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi yer alıyor.

19. İstanbul Caz Festivali’nin programı SALT Galata’da yapılan basın toplantısıyla tanıtıldı. 

Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı konuşmasında “19. yılında festival, dünyanın dört bir yanından güncel müziğin öncü temsilcilerini İstanbul’da ağırlamanın ötesine geçen bir misyonu yükleniyor. Farklı ülkelerden ve geleneklerden sanatçıları özgün üretimler sergileyecekleri konserlerde bir araya getiriyor, genç caz müzisyenlerinin gelişimine katkıda bulunuyor. Festival aynı zamanda cazın yeni ufuklarını keşfetmeye yönelik konserler, bu müziğin yarattığı coşkuyu kent sokaklarına taşıyacak etkinlikler düzenliyor. (…) İKSV’nin 40. yılında, İstanbul Caz Festivali takipçilerinin yakından tanıdığı dünyaca ünlü müzisyen Marcus Miller, İstanbul Caz Festivali için, Türkiye’den usta müzisyenlerle birlikte ‘The Istanbul Project’ adlı yeni bir çalışma hazırladı. İzleyiciyle ilk kez festivalimizde buluşacak bu performansın daha sonra birçok ülkede yeniden sergilenmesini umuyoruz. Böylece vakfımızın dünya kültür-sanat birikimine katkıda bulunma yolunda önemli bir adım daha atacağına inanıyoruz” dedi.

Eczacıbaşı’nın ardından, bu yıl 15. kez festival sponsorluğunu üstlenen Garanti Bankası adına Genel Müdür Ergun Özen bir konuşma yaptı. Özen konuşmasında, “Bu sene 40. yaşını kutlayan İKSV, düzenlediği festival ve etkinliklerle, İstanbulluları ve tüm Türkiye’yi sanatın, kültürün vazgeçilmezliğiyle buluşturdu. Kentimizi, dünya çapında bir kültür sanat merkezi haline getiren önemli çalışmalara imza attı. Bugüne dek, birçok projede birlikte çalıştığımız İKSV ile İstanbul Caz Festivali’ndeki uzun soluklu işbirliğimizin 15. yılına ulaşmasından ise mutluluk duyuyoruz. Bu toplantıyı, kültür kurumumuz SALT Galata’da yapmak ise bizim için ayrı bir övünç kaynağı. (…) 19 yıldır devam eden festival Türkiye’de bir caz kültürü oluşmasını sağladı. Biz de Garanti Bankası olarak ‘Garanti Caz Yeşili’ sloganıyla Türkiye’de caz müziğinin sevilmesine ve yaygınlaştırılmasına uzun yıllardır destek veriyoruz. Bu kapsamda, İKSV ile aynı amaç doğrultusunda 15 yıldır devam eden işbirliğimiz her sene daha da güçleniyor” dedi.

Toplantıda daha sonra söz alan İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opcin, festival programında yer alan konserlerle ilgili  bilgi aktardı.

19. İstanbul Caz Festivali 3 Temmuz Salı akşamı The Marmara Esma Sultan’da gerçekleştirilecek açılış töreniyle başlayacak. İstanbul Caz Festivali’nin biletleri, 28 Nisan Cumartesi gününden itibaren Biletix satış kanalları ile İKSV’de (Nejat Eczacıbaşı Binası Sadi Konuralp Cad. No:5 Şişhane) satışa sunulacak.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ’NİN DESTEKÇİLERİ

19. İstanbul Caz Festivali bu yıl 30’un üzerinde kurumun desteğiyle gerçekleştiriliyor. Destekçiler arasında Festival Sponsoru Garanti Bankası’nın yanı sıra 7 gösteri sponsoru yer alıyor.

  • Matraş (Erykah Badu konserinin gösteri sponsoru)
  • Coca-Cola  (Tünel Şenliği eş-sponsoru)
  • Vodafone Freezone  (Tünel Şenliği eş-sponsoru)
  • Volvo Car Türkiye (Caz için Tuhaf Bir Yer konserinin gösteri sponsoru)
  • Passion Travel (Gretchen Parlato / Ambrose Akinmusire konserinin gösteri sponsoru)
  • Türk Pirelli (Lars Danielsson “Libretto” konserinin gösteri sponsoru)
  • DHL (Jamaican Legends konserinin gösteri sponsoru)

Festival kapsamındaki çeşitli konserler, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Avusturya ve Finlandiya büyükelçilik, konsolosluk veya kültür merkezlerinin ve Dore Müzik’in (Yamaha) katkılarıyla gerçekleşiyor. Festivale bu yıl katılan Hollandalı sanatçıların konserleri, Hollanda ve Türkiye Arasındaki Diplomatik İlişkilerin 400. Yılı Kutlamaları kapsamında Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu ve Fonds Podium Kunsten’in desteği ile düzenleniyor. Tünel Şenliği ise Beyoğlu Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.

Bu yıl ayrıca The Marmara İstanbul Caz Festivali’ne konaklama desteği veriyor.

19. İstanbul Caz Festivali, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesi tarafından da destekleniyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın tüm festivallerine Öncü Sponsor Eczacıbaşı, Resmi Havayolu Turkish Airlines, Resmi İletişim Sponsoru Vodafone, Resmi Taşıyıcı DHL Express ile Servis Sponsorları Ergo Sigorta ve GFK da destek veriyor.

İstanbul Caz Festivali’nin bu yılki tanıtım kampanyasını, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın kırkıncı yılı için, İstanbul Film, Müzik ve Tiyatro Festivalleri’nin de tanıtım kampanyalarını hazırlayan Alametifarika yaptı.

FESTİVALİN YAŞAM BOYU BAŞARI ÖDÜLÜ NEŞET RUACAN’A

İstanbul Caz Festivali’nin bu yılki Yaşam Boyu Başarı Ödülü gitar tekniği ve ustalığıyla Türkiye’nin en saygın müzisyenlerinden, Türkiye’de cazın gelişimine en çok emek harcamış isimlerden Neşet Ruacan’a takdim edilecek.

1948 İstanbul doğumlu Neşet Ruacan, müzik hayatına 10 yaşında, klasik gitar eğitimiyle başladı. 1960’lı yıllarda elektrik gitar çalmaya başlayan Ruacan, sonraki dönemde caz gitara olan ilgisini keşfederek caz teori dersleri almak üzere İngiltere’ye ve Amerika’ya gitti. Leeds College of Music, Berklee College of Music ve Brooklyn School of Music gibi önde gelen okullarda öğretim gören Ruacan, dünya çapında tanınmış sanatçılarla birlikte caz müzisyeni ve stüdyo gitaristi olarak yüzlerce stüdyo kaydına imza attı. Sanatçı 1985’te katıldığı ve 1996’dan bu yana şefliği yaptığı TRT İstanbul Radyosu Caz Orkestrası’ndan bu yıl emekli oldu. Neşet Ruacan, gerek verdiği konserler gerekse şefliğini yürüttüğü TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’yla Türkiye’deki caz müzik hayatına çok önemli katkılarda bulundu.

Neşet Ruacan’a ödülü festivalin, 3 Temmuz Salı akşamı The Marmara Esma Sultan’da gerçekleştirilecek açılış töreninde takdim edilecek.

FESTİVAL PROGRAMINDA NELER VAR?

 CAZIN YILDIZ EKİBİ 16 SENE SONUNDA İSTANBUL’DA:

KEITH JARRETT, GARY PEACOCK, JACK DeJOHNETTE

Yaşayan en önemli caz piyanistlerinden, Amerikalı besteci ve müzisyen Keith Jarrett, yıldız ekibiyle 18 Temmuz Çarşamba akşamı İstanbul Caz Festivali’nde! Muhteşem doğaçlamaları ile caz standartları ve klasik müzik eserlerine getirdiği benzersiz yorumuyla tanınan Keith Jarrett, 1996 yılında 3. İstanbul Caz Festivali’nde verdiği konserden sonra ilk kez yine festival için İstanbul’da. Keith Jarrett, 1996’da birlikte çaldığı efsane ekip Jack DeJohnette ve Gary Peacock ile birlikte

saat 20.00’de Haliç Kongre Merkezi’nde sahneye çıkacak.

Müziğinde sadece klasik caz ile sınırlı kalmayarak, Batı klasik müziği, gospel, blues ve etnik halk ezgilerinden de yararlanan Jarrett, 1968’den 70’li yılların sonuna dek solo albümler yayımladı ve konserler verdi. Miles Davis’in 5 albümünde birlikte çalıştığı usta piyanist, 1983 yılından bu yana Jack DeJohnette ve Gary Peacock ile birlikte pek çok önemli kayda imza attı. ‘Standards Trio’ ismini alan üçlünün bir araya gelerek kaydettikleri Standards Volume 1, Standards Volume 2 ve Changes büyük başarılar elde etti ve üçlü 25 yıldır caz müziğinin en önemli, en çok albüm çıkaran ve en çok turlayan gruplarından biri oldu. Bugüne kadar birlikte beş kez Grammy adayı olan üçlü, aralarında Downbeat ve Jazz Times dergilerinin “En İyi Akustik Caz Grubu” ödülü de bulunmak üzere dünyanın dört bir yanında birçok ödülün de sahibi.

FESTİVALDE HAFTASONLARI KAÇMAZ!

 TÜNEL ŞENLİĞİ MÜZİĞİN COŞKUSUNU

KENTİN SOKAKLARINA TAŞIMAYA DEVAM EDİYOR

Festival kapsamında bu yıl üçüncü kez gerçekleştirilecek Tünel Şenliği müzikseverlere “festival içinde festival” sunmaya devam edecek. Farklı mekânlarda ve açık hava sahnelerinde düzenlenecek birçok konser, etkinlik ve atölye çalışmasıyla müziğin coşkusunu kentin kültür-sanat yaşamının nabzının attığı Tünel-Galata-Şişhane hattına yayan Tünel Şenliği, bu yıl da festivalin ilk hafta sonunda önde gelen sanatçı ve topluluklara ev sahipliği yapacak.

Coca Cola ve Vodafone Freezone eş sponsorluğu, Beyoğlu Belediyesi işbirliğiyle 7 Temmuz Cumartesi günü saat 18.00’de başlayacak şenlik, Beyoğlu ve Galata bölgesinde sokaklarda ve değişik mekanlarda konserler, atölye çalışmaları, özel sergiler ve ikramlarla gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam edecek. Tünel Şenliği’nin ayrıntılı programı, etkinlik haritası üzerinden takip edilebilecek.

Galata ve Tünel’de kurulacak iki ana sahnedeki ücretsiz konserlerle bütün bölgede bir festival atmosferi yaşanırken gece boyunca seyirciler değişik mekanlar ve sahneler arasında mekik dokuyarak, birbirinden farklı etkinliklere katılacaklar. Salon, Nardis, SALT Beyoğlu, Alt, Pera Palace Oteli Balo Salonu, Beyoğlu Belediyesi Gençlik Merkezi gibi Beyoğlu bölgesinin renkli mekanlarında gece boyunca sahne alacak sanatçılar arasında Phronesis, Jo Stance, Jülide Özçelik, Gevende, Daniel Zamir ile Hollanda ve Türkiye diplomatik ilişkilerinin 400. yılı kutlamaları kapsamında festivale konuk olacak Eric Vloeimans, New Cool Collective, Lefties Soul Connection, Jungle By Night ve Ntjam Rosie de bulunuyor. Şenliğin en özel mekanlarından, sınırsız biletle girilebilecek Hollanda Konsolosluğu bahçesi de etkinliğe renk katacak.

 MÜZİĞİN YENİ UFUKLARI “CAZ İÇİN TUHAF BİR YER”DE :

MAGNUS ÖSTRÖM, BUGGE WESSELTOFT, ERIK TRUFFAZ, İLHAN ERŞAHİN, JOAQUIN “JOE” CLAUSSELL VE NINETY MILES SAKIP SABANCI MÜZESİ’NDE

Her yıl etkileyici programı ile olduğu kadar, sıra dışı mekan seçimleri ve farklı etkinlikleri ile gündeme gelen İstanbul Caz Festivali, geçen yıl başladığı “Strange Place for Jazz” / “Caz İçin Tuhaf Bir Yer” etkinliğine bu yıl yeni bir mekanda hayat veriyor.

Adını ünlü caz topluluğu E.S.T’ye ait bir albümden (Strange Place For Snow) alan “Strange Place for Jazz – Caz için Tuhaf Bir Yer”, bu yıl 14 Temmuz Cumartesi akşamı Emirgan’daki Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde Volvo Car Türkiye sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Saat 20.00’de başlayacak gecede, yenilikçi ve yaratıcı projeleri ile caz müziğine yeni ufuklar kazandıran dünyaca tanınmış gruplar arka arkaya sahne alacak.

Gecenin ilk topluluğu, Avrupa cazının en önemli topluluklarından olan E.S.T. grubunun kurucularından perküsyoncu Magnus Öström’ün kendi adını taşıyan yeni grubu olacak. Sonrasında kadrosunda Stefon Harris, David Sanchez ve Nicholas Payton gibi üç usta cazcının yer aldığı Ninety Miles’ın vereceği konserle devam edecek gecenin kapanışını ise, Norveç’in yaratıcı elektronik-caz müzisyenlerinden Bugge Wesseltoft ve “arkadaşları” Erik Truffaz, İlhan Erşahin ve Joaquin “Joe” Claussell’in vereceği konserle tamamlanacak. Üç konserin bir arada gerçekleşeceği bu gece Boğaz kıyısında eşsiz bir konumda yer alan Sakıp Sabancı Müzesi’nin güzel atmosferinde gerçekleşecek. Müzikseverler için son dönemlerin en ilginç ve etkin topluluklarını dinleme veya keşfetme imkanı sağlayan, unutulmayacak bir gece olmaya aday.

GÜNCEL MÜZİĞİN EFSANELERİ VE CAZIN YILDIZLARI,

AÇIK HAVA SAHNESİ’NDE

İKSV’NİN 40. YILINDA MARCUS MILLER VE ARKADAŞLARINDAN

FESTİVALE ÖZEL BİR PRÖMİYER: “THE ISTANBUL PROJECT”

Festival izleyicisi tarafından yakından takip edilen dünyaca ünlü müzisyen Marcus Miller, İKSV’nin kuruluşunun 40. yılında özel bir projeye imza atacak. Marcus Miller’ın İstanbul Caz Festivali’nin siparişi üzerine bestelediği son eseri, “The Istanbul Project”in dünya prömiyeri, Türkiye’den değerli müzisyenlerin de katılımıyla, 5 Temmuz Perşembe günü Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde saat 21.00’de gerçekleştirilecek. İstanbul Caz Festivali’nin eser siparişi vererek, dünya yıldızları ile Türkiye’den sanatçıların buluşturacağı prömiyerler serisi önümüzdeki yıllarda da devam edecek.

Marcus Miller’a bu konserde Türkiye’den önde gelen klarnet virtüözlerinden Hüsnü Şenlendirici, vurmalı çalgılar ustası Burhan Öcal, en basit ritimleri çarpıcı bir anlatıma dönüştüren usta sanatçı Okay Temiz (vurmalı çalgılar), ülkenin yetiştirdiği en iyi caz trompet sanatçılarından İmer Demirer (trompet) ve kendine has tekniği ve ileri seviyedeki müzikal bilgisiyle gitar virtüözü Bilal Karaman (gitar) eşlik edecek. Ekibin diğer üyeleri ise üstün yetenekleri sebebiyle Marcus Miller tarafından desteklenen genç müzisyenler Louis Cato (davul), ve Alex Han’ın (saksafon), yanı sıra Miller’ın üyesi olduğu bir başka topluluk SMV ile birlikte birçok konser veren önemli müzisyen Federico Gonzalez Peña (tuşlu çalgılar).

ANTONY AND THE JOHNSONS,

39 KİŞİLİK FILARMONIA İSTANBUL ORKESTRASI’YLA

BİR KEZ DAHA FESTİVALİN KONUĞU OLUYOR

Günümüzün en önemli seslerinden, çok yönlü sanatçı Antony Hegarty, çok özel bir proje için İstanbul’a geliyor. 2007 yılında yine İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak tarihi Şan Tiyatrosu’nda hafızalardan silinmeyen bir konser veren Antony and the Johnsons, dinleyicileriyle bu kez 39 kişilik Filarmonia İstanbul Orkestrası ile birlikte Açık Hava’da buluşacak.

Antony and the Johnsons, 9 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.00’de Açık Hava Sahnesi’nde düzenlenecek olan “Cut the World” konserinde bugüne kadar yayımlanmış dört albümünden seçme şarkılarının Nico Muhly, Rob Moose ve Maxim Moston tarafından yapılan senfonik aranjmanlarını Anthony Weeden yönetimindeki Filarmonia İstanbul eşliğinde seslendirecek.

Müzik topluluğuyla birlikte adını ilk kez 1998 yılında duyuran Antony and the Johnsons, 2005 yılında yayımladıkları I Am A Bird Now adlı albümleriyle Mercury Ödülü’nü kazandı. 2009 yılında yayımlanan The Crying Light eleştirmenlerden büyük takdir toplarken, 2010’da yayımlanan Swanlights için beş yıldız veren The Sun Antony’i “yaşayan en büyük seslerden biri” olarak tanımladı. Birlikte müzik yaptığı isimler arasında Björk, Boy George, Yoko Ono, Laurie Anderson, CocoRosie ve Lou Reed gibi isimler olan Antony Hegarty, 2008 yılından bu yana Londra Senfoni Orkestrası, Brooklyn Senfoni Orkestrası ve Sidney Oda Orkestrası gibi dünyanın önemli orkestraları ile de konserler verdi.  Antony Hegarty, yalnızca müzik dünyasının gördüğü en güzel seslerden olmanın yanı sıra Belçika’da Palais Des Beaux Arts’ta, Londra’daki Isis Gallery’de ve Milano’daki Triennale’de eserleri sergilemiş görsel sanatçı kimliğiyle de tanınıyor.

NEO-SOUL’UN KRALİÇESİ

ERYKAH BADU İLK KEZ İSTANBUL’DA

Uzun zamandır beklenen bir ilk, 19. İstanbul Caz Festivali kapsamında gerçekleşecek. “Neo-Soul’un kraliçesi”, dört Grammy sahibi Erykah Badu, etkileyici sahne performansı, eklektik müzik arzı, derin, renkli ve özgün sesiyle Matraş sponsorluğunda 13 Temmuz Cuma akşamı saat 21.00’de Açık Hava Sahnesi’nde ilk kez İstanbullu hayranlarının karşısında olacak.

İlk albümü Baduizm’i 1997 yılında yayımlayan ve bu kaydıyla Billie Holliday ile kıyaslanan Badu, yıllar içerisinde soul, neo soul, RnB ve hip hop türlerini harmanladığı kendine özgü müzik tarzını oluşturdu. On&On ile ‘En İyi R n B Performansı’ dalında Grammy almayı başaran Badu ikinci albümü Mama’s Gun’ı 2000 yılında yayımladı; bu kez de “Bag Lady” isimli şarkısı ile iki Grammy ödülüne aday gösterildi. Dördüncü Grammy’sini Brown Sugar filminin müziğindeki “Love of My Life” şarkısı ile 2003 yılında aldı. Aynı yıl üç senelik bir aradan sonra Worldwide Underground”u yayımladı. 2008 yılında yayımladığı ve Irak Savaşı’nın başladığı döneme denk gelen New Amerykah Part One: 4th World War’u 2010 yılında yayımladığı New Amerykah Part Two: Return Of The Ankh takip etti.

Besteci, albüm yapımcısı, oyuncu, aktivist ve moda ikonu kimliğiyle de adından söz ettiren sanatçı, 2003 yılında kurduğu kar amacı gütmeyen kuruluşu B.L.I.N.D (Beautiful Love Incorporated Non-Profit Development) ile sosyal, kültürel ve ekonomik konularda yardım çalışmaları düzenliyor.

GRAMMYLİ ESPERANZA SPALDING VE 

CAZ VOKALİN PARLAYAN YILDIZI LYAMBIKO AYNI SAHNEDE

Açılışını caz standartları ve özgün besteleri, ipeksi vokaliyle seslendiren Lyambiko’nun yapacağı konserin ikinci yarısında kontrbasın genç dahisi, vokalist ve besteci Esperanza Spalding sahneye gelecek. Bu mükemmel caz gecesi 16 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde gerçekleştirilecek.

Gecenin açılışını yapacak, 2003 yılında Boston Globe tarafından “Caz müziğinin uzun zamandır gördüğü en büyük vokal” olarak nitelendirilen Lyambiko, Echo Jazz 2011’de de yılın en iyi kadın şarkıcısı seçildi. Lyambiko’ya piyanoda Marque Lowenthal, bas gitarda usta basçı Robin Draganic ve davulda Heinrich Koebberling eşlik edecek.

12 kişilik zengin bir orkestrayla izleyicilerin karşısına çıkacak Esperanza Spalding, 2011 yılının Grammy Müzik ödüllerinde “ Yılın En İyi Çıkış Yapan Sanatçısı” ödülünü kazanarak, bu dalda ödül kazanan ilk caz sanatçısı unvanını da elde etti. Spalding hem Oscar ödüllerinde hem de Nobel Barış Ödül Töreni’nde sahneye çıkmıştı.

ROCK MÜZİĞİN EFSANE İSMİ MORRISSEY’DEN

AÇIK HAVA’DA UNUTULMAYACAK BİR KONSER

İngiliz alternatif müziğinin ikonlarından, efsanevi topluluk The Smiths’in kurucusu, duyarlı ve protest şarkıların söz yazarı Morrissey, vereceği konserle festivalin muhteşem finalini gerçekleştirecek. Şiirsel şarkı sözlerinin yanı sıra, güçlü sahne karizması ile İngiltere ve Amerika’da olduğu kadar ülkemizde de geniş bir hayran kitlesine sahip olan sanatçı 19 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’da Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde İstanbullu müzikseverlerle buluşacak. Konserin açılışını ise genç ozan şarkıcı Kristeen Young yapacak.

Morrissey, ismini ilk kez 1980’lerde, kurucusu ve vokalisti olduğu ünlü İngiliz alternatif rock müzik grubu The Smiths ile duyurdu. Gruptan ayrılmasını takiben solo kariyerine başladı. Bugüne kadar Vauxhall & I, You Are The Quarry, Ringleader Of The Tormentors, Years Of Refusal gibi albümlerle solo kariyerine başarı üstüne başarıyla devam eden sanatçı “Everyday Is Like Sunday,” “The More You Ignore Me, The Closer I Get,” “Let Me Kiss You,” “First Of The Gang” ve “You Have Killed Me” gibi hitlere de imza attı. Radiohead, Jeff Buckley gibi müzik efsanelerinin de örnek aldıklarını söyledikleri Morrissey, Rolling Stones dergisinin yaptığı gelmiş geçmiş en iyi 100 şarkıcı listesinde yer alıyor.

FESTİVAL, BU SENE DE KIYI AMFİ’DE

CARO EMERALD’DAN

BOSSA NOVA, CAZ VE MAMBO DOLU BİR GECE

Hollanda’nın en başarılı şarkıcılarından Caro Emerald samba, caz, bossa nova ve mambo türlerini birleştiren, 40’lı ve 50’li yılların filmleri ve müziğini harmanlayan sıcak ve hayat dolu şarkılarıyla festivalin bu seneki konuklarından. Caro Emerald, birbirinden göz alıcı sekiz müzisyenle birlikte 10 Temmuz Salı günü saat 21.00’de Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kıyı Amfi’de olacak.

2010 yılında yayımladığı 40’lı ve 50’li yılların tınıları ile harmanlanmış olan albümü Deleted Scenes From The Cutting Room Floor ile sadece Avrupa’da bir milyonu aşkın albüm satışı yakalayan Caro Emerald, Hollanda müzik listelerinin bir numarasında 30 hafta boyunca kalan “Back It Up” ve “A Night Like This” gibi hit şarkılarıyla hem Avrupa’da hem de Türkiye’de geniş bir dinleyici kitlesi edindi.

MUHTEŞEM SAHNE PERFORMANSIYLA

SHARON JONES & THE DAP KINGS İLK KEZ İSTANBUL’DA

Soul ve funk’ın efsanevi ismi, James Brown’ın en önemli mirasçısı, Mark Ronson ve Amy Winehouse gibi sanatçıların temsil ettiği sound’un öncüsü Sharon Jones, birlikte muhteşem sahne performanslarını gerçekleştirdiği grubu The Dap-Kings ile İstanbul’u hareketlendirecek. 17 Temmuz Salı akşamı saat 21.00’de santralistanbul Kıyı Amfi sahnesinde olacak olan Sharon Jones & The Dap Kings coşkulu ve dans dolu bir gecede ilk kez İstanbullu hayranlarıyla buluşacak.

2002 yılında kurulan New Yorklu soul, funk ve R&B grubu Sharon Jones & The Dap Kings’in güçlü vokali Sharon Jones, üstadı James Brown ile aynı topraklardan, Augusta, Carolina’dan geliyor. 80’lerin ünlü klasik Soul grupları Soul Providers and the Mighty Imperials’ın üyelerinden kurulan The Dap Kings ise soul müziğin en revaçta olduğu 70’li ve 80’li yılların en derin savunucuları.

Soul müziğe tutkularını peş peşe çıkardıkları Naturally (2005) ve kendilerine büyük bir hayran kitlesi edindiren 100 Days, 100 Nights (2007) gibi başarılı albümleri ile gösteren Sharon Jones & The Dap Kings, 2010 yılında I Learned the Hard Way’i yayımladı. En iyi film dalında Oscar ve Golden Globe adayı olan Up in the Air filminin müziğinde yeniden yorumladıkları Woody Gurthie şarkısı “This Land Is Your Land” ile büyük ses getirdi. Bugüne kadar dünyanın birçok festivalinde sayısız konser veren ekip, “soul” kardeşleri Prince’in birçok konserinde de sahneye enerji kattı. Ekibin, geçtiğimiz sene yayınladığı canlı konser kayıdı Soul Time! tüm eleştirmenlerden tam not aldı.

JAMAİKA’NIN REGGAE EFSANELERİ

THE MARMARA ESMA SULTAN’DA

Jamaika’nın bağımsızlığının 50. yılında gerçekleştirilen bu özel proje ülkenin efsane isimleri Ernest Ranglin, Monty Alexander, Sly & Robbie ve Jamaika kökenli İngiliz reggae sanatçısı Bitty McLean 4 Temmuz Çarşamba akşamı saat 21.00’de DHL sponsorluğunda The Marmara Esma Sultan’ın etkileyici atmosferinde bir araya getirecek.

1950’li yıllarda ska türüne şekil veren en önemli isim olan ve Avrupa festivallerinde fırtına gibi esen gitar virtüözü Ernest Ranglin, elli yıllık kariyerinde Amerikan cazı, halk şarkıları ve Jamaika’nın müziğini aynı potada etkileyici bir biçimde eriten ve ülke müziğinin büyükelçisi kabul edilen Monty Alexander ve Jamaika’nın önde gelen reggae ekiplerinden Sly & Robbie’nin liderleri, bugüne kadar 200 bin kayıtta yapımcı ya da müzisyen olarak yer alan davulcu Sly Dunbar ile basçı Robbie Shakespeare aynı sahnede buluşacak. Topluluğa vokallerde Jamaika kökenli İngiliz reggae sanatçısı Bitty McLean eşlik edecek.

ARKEOLOJİ MÜZESİ BAHÇESİ’NDE ÖZEL CAZ PROJELERİ

KUŞAĞININ EN İYİ TROMPETÇİLERİNDEN

TILL BRÖNNER’LE CAZ DOLU BİR GECE

Almanya’nın en çok satan caz albümlerine imza atan, kuşağının en iyi trompetçilerinden Till Brönner 6 Temmuz Cuma günü saat 21.00’de Arkeoloji Müzesi’nde İstanbullu cazseverlerle birlikte olacak

İlk albümü Generations of Jazz’ı 22 yaşında yayımlayan Till Brönner, 20 yıllık müzik kariyerine birçok albüm, film müziği ve ödül sığdırmayı başardı. Yalnız müzisyenliği ile değil, sesi ve sahne şovuyla da adından söz ettiren Till Brönner 2004 yılında yayımladığı That Summer albümü ile Alman Pop listelerinde 16. sıraya yükselerek Almanya’da tüm zamanların en çok albüm satan caz sanatçısı unvanını da elde etti.

Trompet çalmanın ve şarkı söylemenin yanı sıra prodüktörlük de yapan Brönner, 2008 yılında yapımcısı olduğu bass-bariton Thomas Quasthoff’ın albümü ile Grammy Müzik Ödüllerine aday oldu. İkinci Grammy Müzik Ödülü adaylığını ise, Take 6 grubunun The Standard albümündeki solosu ile ‘En iyi Enstrümantal Caz Solosu’ dalında aldı. Dave Brubeck, James Moody, Natalie Cole ve Tony Bennett gibi cazın önde gelen isimleriyle aynı sahneyi paylaşan Brönner, Almanya’nın en prestijli müzik ödüllerden Echo Award’ı da beş kez kazandı.

ULUSLARARASI CAZ FESTİVALLERİNİN YENİ YILDIZLARI

GRETCHEN PARLATO VE AMBROSE AKINMUSIRE FESTİVALDE

İkinci albümü When The Heart Emerges Glistening’i ünlü Blue Note plak şirketinden yayımlayan Ambrose Akinmusire ve onun ardından tutkulu ve berrak sesiyle modern cazın en yaratıcı genç yorumcularından, besteci ve söz yazarı Gretchen Parlato, Passion Travel sponsorluğunda 11 Temmuz Çarşamba akşamı saat 20.45’te Arkeoloji Müzesi sahnesinde dinleyenlere her yönüyle cazın ruhunu yansıtacak bir gece yaşatacak.

The Los Angeles Times’ın 2011 yılında izlenmesi gereken isimler listesinde gösterdiği Ambrose Akinmusire günümüzün en önemli trompetçilerinden biri kabul ediliyor. 2009 yılında yayımladığı In a Dream Billboard dergisi tarafından “en büyüleyici caz albümü” seçilen Gretchen Parlato’nun en önemli özelliği ise benzersiz sesini bir enstrüman gibi kullanabilmesi. Vokalliğinin yanı sıra şarkı sözlerini de kendi yazan Parlato; Wayne Shorter gibi önemli müzisyenlerin bestelerine de sözler yazarak onları yeniden yorumluyor.

Çıkışta olan yeteneklere üye festivallerde yer alma imkanını veren Uluslararası Caz Festivalleri Birliği’nin (IJFO) düzenlediği “Talent Opportunity Program” kapsamında ve Passion Travel sponsorluğunda düzenlenecek konser, isimlerini şimdiden geniş kitlelere duyurmaya başlayan, “geleceğin Norah Jones’ları, Joshua Redman’ları” olma yolunda ilerleyen “genç usta”ları  gecikmeden tanımak için eşsiz bir fırsat olacak.

KUZEY CAZININ ÜNLÜ İSMİ LARS DANIELSSON

YENİ ALBÜMÜ “LIBERETTO” İLE FESTİVALDE

Kuzey cazının en önemli isimlerinden ünlü kontrbasçı Lars Danielsson festivalin bu yılki konukları arasında. Türk Pirelli sponsorluğunda düzenlenen bu konser 12 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleşecek. Lirik yorumlarla güçlü ve nefes kesici bir virtüözlüğü bir araya getiren Lars Danielsson’un Anadolu ezgilerinden izler taşıyan son albümü Liberetto sonrasında İstanbul’da vereceği konserde kendisine ünlü Fransız piyanist Yaron Herman ve Magnus Öström de eşlik edecek.

Lars Danielsson, 18 yıl birlikte çaldığı ve kendi adı ile anılan ‘Lars Danielsson Quartet’ ile birçok başarılı esere ve albüme imza attı. Danielsson kendi grubunun yanı sıra Randy ve Michael Brecker, John Scofield, Jack DeJohnette, Mike Stern, Billy Hart, Charles Lloyd, Terri Lyne Carrington ve Dave Kikosk gibi isimlerle de çalıştı. Halen ünlü perküsyoncu Trilok Gurtu ile birlikte de çalan Danielsson, caz repertuarına kattığı Libera me, Melange Bleu gibi önemli albümlerine 2012 yılında Liberetto’yu ekledi. Danielsson Anadolu ezgilerinden izler taşıyan Liberetto’da bir araya getirdiği çeşitli kültürlerin ve müzisyenlerin farklı seslerini etkileyici bir bütünsellikle harmanlıyor.

“USTALARLA BULUŞMALAR”

DHAFER YOUSSE, ‘DANCE OF THE INVISIBLE DERVISHES’

ADLI PROJESİNDE,

HÜSNÜ ŞENLENDİRİCİ VE AYTAÇ DOĞAN’LA AYNI SAHNEDE

İstanbul Caz Festivali kapsamında 2006 yılından bu yana İstanbul’un tarihi mekanlarında düzenlenen ve dünyaca ünlü sanatçıları, yeni ve özgün üretimler sergilemek üzere bir araya getiren “Ustalarla Buluşmalar” konserleri bu yıl yine özel bir projeyle devam ediyor.

19 Temmuz Perşembe akşamı, saat 21.00’de İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilecek  konserde, Tunus avangart müzik sahnesinin en önemli isimlerinden, bugüne dek Bugge Wesseltoft’tan Omar Sosa’ya dek birçok usta isimle düetlere imza atan, udi, besteci ve vokalist Dhafer Youssef, “Dance of the Invisible Dervishes” adını taşıyan konserde, kendi deyimiyle “İstanbul’a aşkını ilan edecek.”

Gecede Dhafer Youssef’a, kendi jenerasyonunun en önemli piyanistleri arasında kabul edilen Kristjan Randalu (piyano), Norveç’in en önde gelen gitaristi Eivind Aarset (gitar), bas virtüözlüğünün yanı sıra besteci, aranjör ve eğitimciliğiyle öne çıkan Chris Jennings (bas) ve dünyanın adı en önemli vurmalı çalgılar virtüözleri arasında sayılan Amerikalı Marilyn Mazur eşlik edecek. Türkiye’de klarnet denince akla gelen ilk isim olan, yerel müziği yurtdışına taşıyan isimlerden Hüsnü Şenlendirici ve mükemmel tekniği ve kompozisyonlarıyla dünya çapında tanınan kanun ustası Aytaç Doğan da ayrıca projeye eşlik edecek.

İSTANBUL MODERN’DE “YENİ OZANLAR”

 “YENİ OZANLAR”IN BU YILKİ KONUĞU THE DEARS,

İLK TÜRKİYE KONSERİYLE FESTİVALDE

Kanadalı indie rock grubu The Dears, “Yeni Ozanlar” serisinin konuğu olarak ilk kez İstanbul’a geliyor. 12 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de başlayacak konserde The Dears, İstanbul Modern’in avlusunu bir açık hava şölenine çevirecek.

6 kişilik grubun üyeleri, vokal ve gitardaki Murray Lightburn, klavyede Natalia Yanchak ve Robert Benvie, gitarist Patrick Krief, bas gitarist Roberto Arquilla ve perküsyoncu Jeff Luciani’den oluşuyor. The Dears’in zaman zaman kabareye varan sahne şovuyla bu konser, kaçırılmaması gereken bir gece vaat ediyor.

Ozan şarkıcı ve grubun vokali olan Murray Lightburn’un liderliğinde kurulan topluluk indie rock ve pop’ı bir araya getiren etkileyici müzikleri ve “Omega Dog,” “You And I Are A Gang Of Losers,” “Hate Then Love” gibi liste başı şarkılarıyla dünya çapında sadık bir dinleyici kitlesi edindi. 2003 yılında yayımladıkları ikinci albümleri olan No Cities Left ile NME tarafından “son zamanlarda çıkan en iyi grup” olarak tanımlanan The Dears, 2006 yılında üçüncü albümlerini kaydetmeye başlayana kadar dünyayı turladı. Sloan, The Tragically Hip, Keane, The Secret Machines ve Morrissey gibi çok önemli sanatçı ve gruplar ile birlikte dünya turuna çıkan The Dears, 2007 yılında yayımladıkları 4. albümleri Gang of Losers ile 2007 Polaris Music Ödülü’ne aday oldu. The Dears 2011 yılında yayımladıkları son albümleri Degeneration Street ile de Polaris Music 2011 listesine girmeyi yine başardı.

EUROPEAN JAZZ CLUB GECELERİ

SALON’DA DEVAM EDİYOR

Festivalde Türkiye caz sahnesinin başarılı isimlerini Avrupalı ustalarla özel projelerde buluşturan “European Jazz Club” serisi festival boyunca Salon’da devam edecek ve konserler saat 22.30’da başlayacak.

European Jazz Club konserleri kapsamında 09 Temmuz Pazartesi akşamı Baki Duyarlar Quartet feat. Eric Vloeimans, 10 Temmuz Salı akşamı Oğuz Büyükberber feat. Simon Nabatov, Wolter Wierbos & Tobias Klein, 11 Temmuz Çarşamba akşamı Bilal Karaman feat. Lars Danielsson ve 17 Temmuz Salı akşamı Ayşe Gencer Band feat. Dimitri Baevsky’in konserleri yer alıyor. Tamer Temel ve Yahya Dai konserlerinin tarihleri ise daha sonra açıklanacak.

“GENÇ CAZ” KONSERLERİ

Son dokuz yıldır genç caz müzisyen ve topluluklarına İstanbul Caz Festivali programında yer alabilecekleri bir platform oluşturan “Genç Caz” Konserler Dizisi, bu yıl da devam ediyor.

Bu yıl onuncu kez düzenlenen Genç Caz konserleri 7 Temmuz Cumartesi günü gerçekleştirilecek Tünel Şenliği kapsamında ücretsiz olarak izlenebilecek.

“Genç Caz” Konserler Dizisi’ne katılacak gruplar, Salon’da yapılacak değerlendirme konseri ile belirlenecek. 27 Mayıs Pazar günü 13.00’de başlayacak ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Genç Caz Değerlendirme Konseri’ne tüm cazseverler davetli. Festival kapsamında gerçekleştirilecek Genç Caz konserlerine katılacak grupları seçecek olan kurul,  Hülya Tunçağ, Kerem Görsev, Önder Focan, Pelin Opcin, Sevin Okyay, Elif Çağlar ve Ferit Odman’dan oluşuyor.

“Genç Caz” Konserler Dizisine 9 yıl içerisinde 100’ün üzerinde caz sanatçısı ve topluluk başvurdu ve 30’un üstünde dünyaca ünlü caz sanatçılarıyla aynı festivalde yer alma imkanı sağlandı.

NARDIS JAZZ CLUB’DA FESTİVALE PARALEL KONSERLER

İstanbul’un sevilen caz kulüplerinden Nardis Jazz Club bu yıl festival heyecanına, festivale paralel olarak düzenleyeceği konserlerle dahil olacak. Nardis’te festival süresince tarihleri arasında Türkiye caz sahnesinin önemli isimleri konser verecek.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ BİLETLERİ

28 NİSAN CUMARTESİ GÜNÜ SATIŞA ÇIKTI!

 19. İstanbul Caz Festivali’nin biletleri 28 Nisan Cumartesi günü saat 10.00’da satışa çıkıyor.

Festival biletleri,

  • BİLETİX satış noktaları,
  • BİLETİX çağrı merkezi (0216 556 98 00)
  • www.biletix.com ve
  • İKSV’den (Nejat Eczacıbaşı Binası, Sadi Konuralp Cad. No: 5 Şişhane) alınabilecek.

19. İstanbul Caz Festivali’nin bilet fiyatları 20 TL ile 350 TL arasında değişiyor. Bilet alımlarına kredi kartı geçerli olacak.

FESTİVALDE KONSERLERİ EN UCUZA DİNLEME ŞANSI

LALE KART SAHİPLERİNİN

Festival boyunca konserleri en ucuza dinleme şansı yine Lale Kart sahiplerinin olacak. Lale üyeleri biletlerini öncelikli olarak %25’e varan özel indirimlerle alabilecek.Lale Kart ve üyelikle ilgili ayrıntılı bilgi için www.lalekart.org

Ayrıntılı bilgi için: caz.iksv.org

Festivali sosyal medyada takip etmek için: