50 Words For Snow – Kate Bush

Kate Bush

Kate Bush

Albümleri arasında elden ayaktan çekilmeyi seven bir sanatçı Kate Bush. Bu çekilmelerinde her ne kadar eşi Danny McIntosh ve oğlu Bertie ile ilgilense de, dedikodular peşini bırakmıyor. Aşırı kilo aldı; uyuşturucu bağımlısı oldu; sinir krizi geçirdi ve Wuthering Heights’ta yer alan Catherine Earnshaw olarak adını değiştirdi. Bu ve buna benzer dedikodular insanlar tarafından sorumsuzca yayıldı, ama hiçbiri gerçek değil. Kate Bush sadece ailesi ile kendi dünyasına kapanmayı seven bir ruh. Albümlerinin arasına uzun zaman aralığı koyması, popüler akımdaki sanatçılara hiç benzememesi ve en önemlisi medyatik olmaması bu dedikoduların ana kaynağı. Neyse Kate Bush’un bunları önemsemediği gibi bizlerin de gülüp geçmesi gerek.

2005’deki “Ariel”dan sonra gelen ilk üretimi, bu yılın ilk yarısında çıkan ve pek fazla ilgi çekmeyen “Director’s Cut oldu. Söz konusu albüm, “The Sensual World” ve “The Red Shoes” gibi erken albümlerinde yer alan parçaların elden geçirilmiş yorumlarında oluşmakta. “Director’s Cut aynı zamanda Kate Bush’ın kendi müzik firması Fish People’ın görücüye çıktığı çalışma oldu.

Yine uzun süre inzivaya çekileceği tahmin edilirken, Kate Bush hepimizi yanıltıp, tamamıyla yeni parçalardan oluşan  “50 Words For Snow” ile aralık kapının ardından çıkageldi. Tamamıyla albüm adı ile örtüşen parçalardan oluşan çalışma kanımca yılın en güzel sürprizi oldu. Zira bir yılda Kate Bush’tan iki üretim almak pek aşina olmadığımız bir senaryo. Belli ki sanatçı “Director’s Cut” için çalışırken öyle bir yoğun ruhaniyete girmiş ki, bu yoğunluğu üretkenliğe dönüştürmeye karar vermiş. Erken parçaları üzerinde kısıtlı bir yelpaze içerisinde çalışmış olması belki de bu üretkenliği tetikleyen ana faktör oldu. Çok az verdiği demeçlerden birinde Kate Bush, albümde yer alan ilk altı parçayı çok kısa sürede bir blok halinde yazdığını söylüyor. Albümün kapanışını yapan ‘Among Angels’ ise 2-3 yıl öncesinde yazılıp ileride kullanılmak üzere rafa kaldırılmış.

Kate Bush, her albümünde olduğu gibi bu çalışmasında da bir tema üzerine yoğunlaşmış. Bu defa hedefteki tema tahmin edeceğiniz üzere kar olmuş. Kar önemli bir konuma sahip Kate Bush’un hayatında, eski bir kaç parçasında da buna gönderme yaptığını rahatlıkla söyleyebilirim. Kış yaklaşırken ve ilham perisi etrafında dolaşırken belli ki, Kate Bush bu fırsatı kaçırmak istememiş. Kar, müzik, öykü, hayal gücü ve edebiyat bir araya getirilmiş.

kate-bush-50-words-of-snow-albüm kapağı

kate-bush-50-words-of-snow-albüm kapağı

Albümün adı ile örtüşen parçalar derken çok ciddiyim. On üç dakika uzunluğunda olan ‘Misty’ yaşam bulan bir kardan adam ile tek gecelik ilişki yaşayan bir kadını konu ediyor. ‘Lake Tahoe’ ise kışın yaşanan bir hayalet öyküsü. ‘Snowed In On Wheeler Street’ ise Elton John ile bir düet olup, Kate Bush’un kar altında yaptığı bir zaman yolculuğu, tarih ile ayrılan iki aykırı aşığın öyküsü. ‘Wild Man’ ise kar altında Himalayan Dağları’nda Yeti’ye ulaşma çabasının masalı. ‘50 Word For Snow’ ise Stephen Fry’nın vokalleri ile süslenen, tekrar nakaratlar ile şiirsel bir müzikal küme. Albümdeki parçalar uzun, en kısası bile altı buçuk dakikanın üzerinde, akışkan ve genel pop mantalitesinden uzak, ama algısı çok kolay. Aynen önceki albümleri gibi; öykü teması zengin ve çarpıcı. Enteresan olan çarpıcı olmak istemeyen bir sanatçının bu kadar çarpıcı olması. Benim için her Kate Bush albümünde olduğu üzere bu albümde de en dikkatimi çeken unsur kullanılan sözlük. Özellikle “50 Words For Snow” de Kate Bush oldukça güzel kelimeler yaratmış. Tek tek açıklamaktansa,  bir sürü James Joyce temalı kelimeler çatısı altında ifade etmek daha genel ve doğru bir tanım olacak. Sanatçı adeta şu an var olan dünyayı hiç görmediğimiz bir güzellikte ve masalsı bir havada ele alıyor.  Bunu yaparken de Paris, Londra, New York, Roma, Tahoe Gölü ve Nepal gibi güzergâhlara hayali yolculuk ediyor.

Kate Bush’un müziği her zaman bir bilmece, bir dolambaç, bir kütüphane, bir kitap, bir seyahat, bir yemek, bir film, bir ilişki ve bir hayal olmuştur benim için. Popüler müziğe gerçekçi bir yaklaşım. Bu albüm, yoğun bir kar fırtınası sonrası her yeri kaplayan karın hayatımızı etkilediği gibi dinleyeni etkiliyor. Kar yağarken hissettiğiniz içsel huzuru müzik ile bütünleştiriyor. Kar gibi var olduğu sürece hayatınızı değiştiriyor.