9Bach Anian

9Bach Anian Kapağı

9Bach Anian Kapağı

Lisa Jen ve Martin Hoyland tarafından 2015 yılında kurulan 9Bach, Kuzey Galler’den gelen bir ekip. Oldukça ilginç, atmosferik ve yerel ritimlere yelken açıyor. 2016’da Real World Records etiketi ile çıkan en son albümleri olan Anian (Ruh) ile tekrar müzik dünyalarını keyfimize sundu.

Normalde dokuz Bach olarak düz çeviriye bakabiliriz ancak elbette bu kadar sığ değil grubun adı. 9 Galler’de “Nain” olarak telaffuz ediliyor. Normal rakamın yanı sıra Kuzey Galler’de aslında büyükanne anlamına geliyor. Bach ise ufak anlamına geliyor. Ayrıca sevgi belirtisi olarak da kullanılıyor. Her hangi bir dilde dokuz rakam olacak kadar sıkıcı bir kelam iken Galler’de çok duygusal bir anlam ifade ediyor. Grubumuz vokal, piyano ve harmonyumda Lisa Jen, Gitar ve perküsyonda Martin Hoyland, bateride Ali Byworth, Bas gitarda Dan Swain, Arp ve vokallerde Esyllt Glyn Jones ve arka vokallerde Mirain Roberts’dan oluşuyor.

9Bach – Lisa Jen introduces from Real World on Vimeo.

Ruhaniyet Başrollerde

9Bach’ın müziği kendine özgü bir atmosfere sahip. Geleneksel Galler ritimlerini tetikleyen duygusal ve çağdaş bir yaklaşıma sahip. Ambient müzik tarzı üzerine inşa edilen yerel ezgiler ve bunu kucaklayan duygusal kavramlar. Yaşayan müziği yansıtmak ve durağan olmadığını göstermek grubun asıl amacı. İnsan ile müziğin birlikteliği ve bunun sonucunda doğan empati. Grubun müziğinde her şeye tersten bakılıyor ve bu bakış açısı sayesinde at gözlülükten arınılıyor.  Örneğin Galler’e özgü yerel arp enstrümanı, belki de ülkedeki bilinen en eski yerel çalgı aleti, 9Bach elinde antik dönemlerdeki gibi kullanılmıyor. Daha bir çağdaş formata sokulup sınırları zorlanıyor. Elbette ruhaniyet başrollerde olduğu için genel bir sakinlik müziğe hâkim.

Grubun tek kullandığı folklorik teknik, parçalarının kendi içlerinde yer alıyor. Lisa genellikle bir folk geleneğini sözlere döküyor ve bunu bizlere birincil veya üçüncül kişi, olarak aktarıyor. Bu ritimler daha sonra pop ve rock temaları üzerine yerleştiriliyor. Böylece çağdaş dokunuş ortaya çıkıyor. Bu aşamada aşina olunan Batı enstrümanları kendilerinden beklenenin aksine daha farklı stiller ile müziğe katkıda bulunuyor. Klasik olarak icra edilecekken daha farklı bir yaklaşım içerisinde müziği işliyor. Son aşamada ise bestelere bir dans unsuru ekleniyor. Çılgınlar gibi dans etmenin ötesinde ruhunuzla dans etmeyi teşvik ediyor. 2005’den beri bu tarzı sağlıklı bir şekilde sürdüren ekibin şu ana kadar üç albümü var.

9Bach’ın müzikleri köklerine olan sadık bağlantılarını dile getiriyor. Grubun müzikleri ataları, ormanlar, doga, ağaçlar, hayaletler üzerine kurgulanmış durumda. Elbette 9Bach sayesinde de Galler müziğine karşı müzik camiasında bir duyarlılık oluşmakta. Aslında bu yirmi yıllık bir geçmişe sahip ama günümüz teknolojisi ve ulaşılabilirliği içerisinde 9Bach en ciddi meyvesini yiyor. Her ne kadar grup Britanya topraklarında olsa bile İngilizce şarkılarını icra etmektense kendi ana dili olan Galce parçalarını söylüyor. Zira kendi ana dillerinde öncelikle düşünüp hissediyor. Zaten bu dil de yaşadıkları ortam, doğa ve toplum ile birebir örtüşen nitelikte. Özellikle müzikte İngilizcenin dominant olduğu bir dönemde farklı dilde söylenen başarılı çalışmalar daha bir dikkat çekiyor.

Anian bir çift albüm aslında. İkinci CD’nin adı Yn dy lais yani senin sesinden ve burada yazarlar, aktörler, şairler ve Peter Gabriel gibi müzisyenler ilk CD’de yer alan besteleri kendi yorumları ile icra ediyor. Kendi yorumlarını katarak İngilizce olarak, 9Bach’ın müziğini nasıl algıladıklarını bizlere ulaştırıyor.

On bir parçadan oluşan Anian grubun üçüncü albümü 2014’deki Tincian isimli çalışmaları gibi öncelikle Kuzey Galler’den başlıyor ve yavaş yavaş Yunanistan ve yakın doğuya süzülüyor. Bu coğrafyada karşımıza çıkan tınısal zenginliği bizlere taşıyor. Real World Stüdyolarında kaydedilen albüm Peter Gabriel’ın Dünya Müziği vizyonuna birebir uyan sorumlu bir çalışma. Anian evrensel dile dokunuyor ve bunu anı yaşayarak yapıyor.

Caradog Prichard’ın ‘One Moonlit Night’ adlı kitabından ilham alınarak bestelenmiş olan Llyn Du (Black Lake) yani kara Göl; Sudan’daki tek beyaz gergedanı yok eden insanoğlu üzerine bestelenen Yr Olaf;  mutsuz evini terk eden ve Moskova’da köpekler sürüsü tarafından büyütülen Ivan Mishukov adlı ufak çocuğun öyküsünü anlatan Ifan; Ölen birisinin apokaliptik bir dünyaya terk edişi ve dünyaya özgür dilemesi için yolladığı kuşu konu eden Deryn adlı parçalar albümün en dikkat çeken melodik oluşumları.

Dediğim gibi konular oldukça epik ve öyküsel.