Balkan Beat Box, Akdeniz Müzik Ezmesi

Elektronik müzik, hip-hop, rap ve pop ezgilerini yerel müzik ile birleştirmek normalde göründüğünden çok daha zordur. Farklı müzik akımlarından gelen melodileri aralara işlenen ince ritim dikişleri, cesur ses köprüleri ve yaratıcı deha ile ancak dinlenebilir bir kıvama getirebilirsiniz. Oysa bazı sanatçılar için bunu gerçekleştirmek doğalarında yatmaktadır. Bu ideoloji ile kurulan Balkan Beat Box (BBB) için de durum aynen böyle. Tüm dünyanın bir sahne ve bu sahneden geçen her müziğin birbiri ile aslında bağlantılı olduğunu ve aynı anda çalınabileceğini savunan grup, bu iddiasını şu ana kadar fazlasıyla kanıtladı. Atalarının müzik köklerine uzanan BBB, bu ezgileri sadece doğdukları bölgedeki müziğe sabit kalmayıp, küresel ritimler ile evlendirmesini başaran bir simyacı.

Grubun temelleri İsrail doğumlu Ori Kaplan ve baterist Tamir Muskat’ın bir araya gelmesi ile 2003 yılında atıldı. Ori genç yaşta Mısır, Rus ve Fas pop müziklerini dinleyerek klarnet çalmaya başladı. Ailesinin baskısına rağmen klasik müzik öğrenmeyi reddeden sanatçı, kısa bir süre sonra Klezmer – yüksek tempolu Doğu Avrupa Musevi müziği – çalmaya başladı. Daha sonra Atlantik’in karşı tarafından gelen caz, rock ve endüstriyel müzik ile tanışan bu genç sanatçı, tüm bu tarzları içine çekerek kendi harmanlamasını yapmaya başladı. Diğer taraftan annesi Romanyalı ve babasının bir müzik okulu olan Tamir Muskat, doğal olarak müzik icra edilen bir evde yaşadı. Böylece genç yaştan itibaren romanesk müzik yaşantısı başladı. On sekiz yaşında ülkesinde iyi bilinen bir baterist oldu ve en iyi grupların bünyesinde yer aldı. Ortadoğu’nun kültürel renkliliği içerisinde büyüyen bu iki müzisyen zamanla bulundukları bölge itibarıyla aç ruhlarını besleyemediklerini fark edip Amerika’ya göç etti. Tamir Muskat kısa bir süre sonra uluslar arası çapta üne kavuşan Firewater adlı grupta baterist ve yapımcı koltuğuna oturdu. Ori Kaplan ise hepimizin yakında tanıdığı Gogoş Bordello’nun bir üyesi oldu.

On yıl boyunca Amerika’nın en sıkı yeraltı gruplarında (Firewater, J.U.F, Short’nez, Big Lazy, Victoria Hana, Djin ve Gogol Bordello) yer alan ikilinin en sonunda yolları ortak bir noktada kesişti. Aynı ideolojiyi ve geleceği hayal eden bu iki müzik adamı, her ne kadar o dönemde bulundukları grupların revaçta olmasına rağmen kendi ayrı yollarını çizmek için birlikte aynı patikada yürümeye karar verdi. Böylece Kudüs’ten Bronx’a kadar uzanan, zamanımızın en geniş müzik yelpazesine sahip olan Balkan Beat Box doğdu.

Grubun müziği genellikle klasik form ve enstrümanlar üzerine yapılandırılıyor. Post modern potpuri unsurlarıyla ortaya yeni türetilmiş ve sürdürülebilir müzik çıkaran ekip, her ne kadar Dünya Müziği sınıfına girse bile yaptıklarının orijinal temalar içerdiğini haklı olarak savunuyor. Her şeyi çalmanın ötesinde, nasıl çalındığı üzerine kafa yoran ekip, böylece müziklerine bilinçlik işlemeyi de ön planda tutmayı ihmal etmiyor. Ortaya çıkan ezgiler ise aşırı enstrümantasyon, bilgi, kesişimler ve özenin sonucu.

İlk dinleyişte BBB’un müziğini Klezmer ve Çingene müziğinin bir karışımı olarak sınıflandırma hatasına düşülebilir, oysa müziğin derinliklerine indikçe grubun bunun ötesinde farklı bir kulvarda dolaştığını fark edersiniz. BBB’un bu özel karışımı Akdeniz kaynaklarından yararlanarak aktığı müziksel nehir boyunca toparladığı Hip-hop, yaylılar, Batı ve diğer Asya müziklerin hepsinin bir arada harmanlandığı bir yapıya sahip. Grup hiç kuşkusuz saksafoncu Ori Kaplan’ın dediği gibi “yeni Akdeniz müziği” yapıyor veya en azından bu klasik ifadeyi yeniden tanımlamaya çalışıyor. Zaten hiç şüphesiz BBB’un müziğini dinleyince müziksel bariyerleri yok etmek istediği bariz bir biçimde anlaşılıyor.

İki yıl kendilerini müziğe verip stüdyoya kapanan BBB, 2005 yılında kendi adlarını taşıyan ilk albümleri “Balkan Beat Box”u çıkarttı. On bir parçadan oluşan bu albüm dünya müziği platformuna çılgın bir bomba gibi düştü. Salgın bir hastalık gibi dinleyenlerin hepsini kendine bağımlı yapan BBB, Ortadoğu gelenekselliği üzerine başarıyla işlediği Doğu Avrupa ve Batı modernliği ile beklenmeyen bir sürpriz yarattı. Kardeş grupları Gogol Bordello’ya göre daha çılgın ve karmaşık müzik sunmayı başaran ekip, prefabrik-klişe müzik ile boğulan ruhlara bir cankurtaran gibi yetişti. Grubun renkli, enerji yüklü ve sonuna kadar eğlendiren müziği bir anda vazgeçilmezler arasında haklı olarak kendine yer edindi.

BBB’un müziğinde spontanelik kavramının önemli bir yere sahip olmasından dolayı, grubun konser performansları tam bir sürprizler silsilesi. Albümünde içinde barındırdığı enerjisinin bir kısmını yansıtabilen ekip, konserlerde dinleyeni kargaşa uçurumunun köşesine kadar bir nefeste getirip sonra aşağıya itiyor. Bunun hepsini yaparken de sizi dans ettiriyor. BBB yapay, insan-yapımı, ayrımcılığı teşvik eden müziksel ve politik sınırları ortadan kaldıran günümüzün en organik yapısına sahip.

Her gittikleri ülkede mutlaka yerel bir sanatçıyı sahneye çıkartan ekip, böylece kendiliğinden, planlanmamış doğal bir şekilde müzikleri ile yerel kültür arasında köprü kuruyor. Bunu özellikle İsrail’de verdikleri konserlerde sahneye davet ettikleri Filistinli sanatçılar ile doruğa çıkartan grup, aslında istenirse her şeyin yapılabileceğini yeter ki istememiz gerektiğinin altını çiziyor.

Dinleyeni aşırı derecede zinde hissettiren BBB, yoğun bir dünya turnesinden sonra tekrar stüdyoya girdi ve 2007 başında ikinci stüdyo albümü olan “Nu Med”i (New Mediterranean’ın kısaltılmış hali) çıkarttı. Ülkemizde de Equinox müzik şirketi tarafından çıkan albüm, sınırlar arası kardeşliği benimsemiş bir çalışma. Bu albüm ile bir adım ileriye atılan ekip, dinleyene Akdeniz ve Orta Doğu’da sınırlar kaldırılırsa nasıl bir müzik ortaya çıkacağını yaşatıyor. Akustik ses rengine ve dijital ritimlere eşit derecede yer veren BBB ayrıcalılığını sürdürmeyi başarıyor. Yeni çalışmasında bilinçli olarak dans şenliğini sürdüren ekip, adeta devasa bir müziksel yapboz üretmiş. Eksik kalan parçaları ise kendileri yaratıp, yapbozun içine işlemiş. Ortaya çıkan çalışma ise etnik evrensellik.

Bayraklara, uyruklara ve sınırlara inanmayan BBB, bu yeni çalışması ile konserdeki çılgınlığını aynen stüdyoya yansıtmış. Umulmadık sanatçıların konuk olduğu “New Med” albümü her ülkenin yerel müziğini, dinleyip kendilerini ona göre aranje eden bir grubun çalışması. Albümün açılışını yapan ‘Keep ‘Em Straight (Intro)’ ve ‘Hermatico’ parçaları dinleyenleri nelerin beklediğinin ana hatlarını çiziyor. Albüme konuk olan sanatçıların arasında, çocukluğundan gelen kuvvetli bir Fas ezgisini ‘Pachima’ adlı parçada kullandıran Gilber Gilmore, ‘Joro Boro’ adlı parçadaki akapella düeti ile Londra’nın Bulgar Korosu’nda yer alan Dessislava Stefanova ve ‘BBBeat’ parçasındaki eşsiz klarnet dalgalarının sahibi 22 yaşındaki Makedonyalı klarnetçi Ismail Lumanovski yer alıyor. Ayrıca klasik geleneksel şarkılar söyleyen Şamlı sanatçı Dunia, albümde Arapça rap söyleyerek bir ilke imza atıyor ve repertuarının sınırlarını zorluyor.

Albüm içerisinde yer alan her melodiyi hazmetmiş olan Tamir Muskat ve Ori Kaplan, böylece Balkan Çingene ezgilerinden, rap müziğe, Klezmer’den drum’n’bass vuruşlarına, elektronikten, akustik ritimlere uzanan tam pansiyon bir müzik öğünü üretmiş. BBB’un bu albümde yarattığı ses sentezi Akdeniz’i Amerika-Avrupa arasındaki müziksel haritaya serpiştiriyor. Kendilerine çok dilli, çok kültürlü, çokuluslu bir fantezi ülkesi yaratan ekip, günümüz dünyasının en ilerici barış elçileri. Bunu sadece müzikleri ile yapıyor olmaları ise asıl büyüleyici unsur…

Diskografi
Balkan Beat Box – 2005
Nu Med – 2007

Grup Üyeleri
Ori Kaplan
Tamir Muskat
Itamar Ziegler- Bas
Tomer Yosef- MC, Perc.
Eyal Talmudi – Saksafon
Peter Hess- Saksafon
Dana Leong- Trambon
Uri Kinrot- Gitar ve Saksafon
Jeremiah Loockwood- Gitar ve vokal
Ben Handler- Bas