Photograph: Guillem Moreno
Photograph: Guillem Moreno

Batı Sahra’da var olan diaspora toplumunun en ilginç özelliği Sahwawi kültürünün burada bulunan sığınma kamplarından filizlenip dünyaya yayılmış olması. Kamplarda sürgünün sağladığı anormal koşullar altında eski bir gelenek tamamen yeni bir çehreye büründü. Geleneksel kültür kendini yeniden tanımlayıp modern dünyanın gelişimine ve politikasına adımlarını uydurdu. Bunun en güzel göstergesi hiç şüphesiz Sahrawi müziğinde sergilenmekte.

Bölgedeki en belirgin müzik türü yüz yıllardan beri var olan Hassani Bedevi geleneksel tarzı. Dinsel temalı bu oluşum komşu ülke Moritanya’da var olan geleneksel tarzın eşdeğer paraleli niteliğinde ancak Batı Sahra’da durum son zamanlarda farklı yönlere sokulmakta. Bölgedeki yoğun politik dalgalanmalardan dolayı (1930’lu yıllardan beri var olan yoğun İspanyol kolonileşmesi, 1975’deki yoğun göç ve savaş ve Cezayir’in kültürel baskıları) Sahrawi Müziği farklı yöne doğru dal açıp ilerliyor ve kendi patikasını çiziyor.

Bu ayrım hiç kuşkusuz büyüleyici bir harmanlama ortaya çıkarttı.

Geleneksel Arap, Berber melodileri ve aranjmanları, tüm Arap, Afrika, Batı ve Latin etkisi altında caz, blues ve rock gibi modern tarzların ulusal kültürel anlatı karışımıyla heyecan verici bir tarz ortaya çıkarttı.

Uzun yavaş gitar bazlı ritmik işlemelerin en güzel örnekleri Tinariwen (Malili Tuareg müzik topluluğu), Toumast, Tartit gibi toplulukların müziği ile görücüye çıktı.

Tüm dünyadan gelen olumlu heyecan verici tepkiler ise beklenmeyen bir sürpriz oldu. Dünya popülerleşmenin körlüğü içince cebelleşirken, genel akımın dışında farklı temalı Sahra müziğini bağrına bastı. İsyan, haykırış, direniş ve dinsel temalı bu müzik çok kısa sürede Batı müzik piyasasına yeni bir hareketlenme ve soluk getirdi.

Bu bölgeden yükselen en son ses ise aynı organik yapılandırma içerisinde olan 1976 doğumlu Aziza Brahim.

Aziza Brahim Cezayir’de bulunan bir sığınma kampında hayata gözlerini açan bir Sahrawi şarkıcısı. On bir yaşında Küba’da okumak için burs kazanan Aziza gençlik yıllarının yedisini burada geçirdi.

Daha sonra müzisyen olup halkının sesini tüm dünyaya duyurmak için okulu bıraktı ve Batı Sahra’ya döndü. Seksen ülke tarafından resmen tanınan Saharawi Arap Demokratik Cumhuriyeti’nde düzenlenen bir kültürel festivalde şarkı yarışmasında birincilik elde eden sanatçı böylece profesyonel sanat yaşamına adım attı.

Ulusal Sahrawi Müzik Grubu bünyesinde ilk besteleri radyolarda yayınlandı ve bunu Moritanya ve Cezayirde verilen konserler takip etti.

Daha sonra bir İspanyol müzik şirketi ile anlaşan sanatçı 1998 yılında şirketin bastığı “Saharauis” adlı toplama albümde yer iki özgün bestesi yer aldı. Parçaların beğeni toplaması sayesinde Aziza bu defa Letyuad adlı bir grup bünyesinde 1998-2004 yılları arasında neredeyse tüm Avrupa’yı turladı. 2005 yılında sanatçı Latin ve caz tarzları arasındaki ilk müziksel harmanlama deneylerini gerçekleştirmek için Yayabo adlı ekibin bünyesine dahil oldu.

Böylece Aziza Brahim ilk defa Batı Sahra geleneksel ritimlerini diğer tarzlar ile evlendirdi.

Buradan kazandığı tecrübe ile Kolombiyalı, İspanyol ve Senegalli müzisyenlerden oluşan Gulili Mankoo adlı ekibi kurdu ve o dönemden beri Batı Sahra müziksel ritimlerini blues, rock ve folk müzikleri ile işlemeye başladı.

Grubun ilk uluslar üretimi, “Mi Cato” 2009’un ilk haftasında dijital formatta bilumum müzik sitesinde resmi olarak piyasaya sürüldü. Beş parçadan oluşan bu kısa albüm yaklaşık 22 dakika uzunluğunda ve ana teması Sahrawi direnişi.

Sahrawi direnişinin 19. yüzyıldan günümüze kadar olan sürecinin sanat tarihçisi Jose Alonso kaleminden ele alındığın yaklaşık 40 sayfalık bir kitapçık (İngilizce, Fransızca ve İspanyolca) ise bu dijital üretimin en önemli cevherlerinden biri.

Aziza Brahim bizlere oradaki müziği getiriyor ve kulaklarımızı aşina olmadığımız ritimler ile tanıştırıyor. Dünya müziğine açık olan her kulağın çok keyifle dinleyeceği bu dijital üretimin kaçırılmamasını öneririm…