Björk: Bilim, Müzik ve Doğa

biophilia-ana sayfa

biophilia-ana sayfa

Guðmundsdóttir her zaman müzik düşünüp, kitleleri etkileyen bu melodik oluşumu nasıl bir sonraki aşamaya taşıyabileceğini kurgulamış bir müzik beyni. Onun her zaman yapılması gerekenler diye bir listesi olup, müzikteki yenilikler en başta yer almıştır. Bir iPad uygulaması  olarak yazılan en son albümü “Biophilia” bu yaratıcılığın en son halkası.

Björk bu yeni üretiminde insanlığın ses ve evren arasındaki ilişkisini sorguladığını gözlemliyoruz. Amacı klişe müzik endüstrisini yerinden sarsmak ve farklı bir algılama yaratmak. Büyük bir hedef olabilir, hatta bazılarına komik bile gelebilir ancak var olanı sorgulamak ve bunu geliştirmek isteyen beyinler sayesinde insanlığın bir yerlere geldiğini de göz ardı etmemek gerek.

björk

björk

1980’de Björk, Barnamusikskoli okulundan ayrılıp Britanya’ya gitti ve kısa bir sürede Sugarcubes adında bir post-punk ekibi ile yıldız olmanın garipliğini yaşamaya başladı. Bu süreçte bol şerbetlenen sanatçı, 1993’deki ‘Debut’ albümü ile solo kariyerini müjdeledi. Albüm Amerika’da altın plak ile taçlandırıldı ve Björk böylece bir anda dünya müzik yıldızı konumuna istemese de oturdu. Solo kariyeri boyunca ürettiği altı albüm ile (1977 tarihli “Björk” ve 1990 tarihli Tríó Guðmundar Ingólfssonar ile birlikte kaydettiği Gling-Gló” saymazsak) yirmi milyon üzerinde satış sağlayan sanatçı, bunun yanı sıra sayısız ödül de kucakladı. Hepsi müziğe getirdiği yeni, yaratıcı ve zor tekrarlanan görüş sayesinde oldu.

Björk yeni üretimi “Biophilia” üzerine yaklaşık 38 ay çalışmış. Her parça iPad kurgusu gözetilerek kaydedilmiş. Albümde yer alan on parçanın da tek başına bir fikri yansıtmasını kurgulayan sanatçı, bu üretimine kısaca müzikal bir tutku diyor. Her zaman olduğu üzere yine albümün oluşumunda entelektüel kimya, var olanı zorlayan bir yapı söz konusu. Zira her parçanın sözleri, yansıtılmaya çalışılan müziksel endişeyi bilimsel bir temaya sürükleyerek, örtüştürüyor. Bunun en somut örneği, yapısal karmaşıklığı ile kristallere dayandırılan ‘Crystalline’; bir hastalık gibi yayılan, tekrarlanan nakaratlara sahip olan ‘Virus’ adlı parçalar.

biophilia-galaksi-1

biophilia-galaksi-1

Bu albüme hazırlık yaparken Björk pek çok kitap okuyup, pek çok belgesel izlemiş. Astrofizik içerikli belgesellerden ses ve bilimin örtüştüğü kültürel teoriler yoğunlaşan belgesellere uzanan geniş bir yelpaze. Björk özellikle Oliver Sacks’in ‘Musicophilia’ adlı eserinden çok etkilendiğinin altını çizmekten çekinmiyor. Zaten anlaşılacağı üzere albümün adı da bu kitaptan esinlenmiş. Oliver Sacks bu kitabında nöroloji ile müzik arasındaki bağlantıyı eşsiz örnekler ile araştırıyor.

biophilia-galaksi-2

biophilia-galaksi-2

Björk’ün ilk baştaki amacı aslında bir müzik kimyası üzerine bezenmiş film yapmakmış ancak zamanla bu projenin çok çetrefilli olacağını fark edince vazgeçmiş. Sonra sürekli aklına bir kelime takılmış: iPad, iPad ve iPad.

2008’den beri Apple’ın yeni bir mucize üzerine çalıştığını takip eden Björk, en sonunda müziği ile bir sonraki açılabilecek kapıya karar vermiş. “Volta” albümü turnesi süresince kullandığı dokunmatik cihazlardan efkâr alan sanatçı böylece iPad üzerine epeyi kafa yormaya başlamış. Dokunmatik cihazların algoritmasının oldukça karmaşık olduğunu fark eden Björk, normal dalga ve elips şekilleriyle bunu dinleyicisine iPad sayesinde ulaştırabileceğine inanmış. Bu projesini 1987’den beri bağlı olduğu One Little Indian müzik firmasının sahibi Derek Birkett’e taşımış ve Birkett hiç sorgulamadan hemen kolları sıvamış. Uygulama dünyasının ileri gelenlerine yollanan bir eposta sayesinde “Bibophilla”nın temelleri de yavaş yavaş atılmış. Uygulamacılar en kısa sürede İzlanda’ya uçup Björk ile bu yenilikçi projece üzerine görüşmeye başlamış. Uzun bir emeğin sonucunda da “Bibophilla” hayata geçirilmiş.

biophilia-galaksi-3

biophilia-galaksi-3

Tamamıyla on uygulamadan oluşan albüm müzik dünyasını yeni bir çağa taşıyan sorumlu ve derin bir  çalışma. Pek çok bilinçli müzik yazarı tarafından içeriği ile hayretle karşılanan albüm yine bazı çürük domatesler tarafından yerden yere vurulmaktan kaçamadı. İddialara göre albümün radyo dostu olmaması en büyük eksikliği. Oysa böyle bir uygulama albümün radyo dostluğundan öte yaratıcılığına bakılması gerekiyor. Modern müzik dünyasına getirilen yeni bir senfonik açılım, yeni bir oluk var karşımızda. Arkasındaki baş mimar, orkestra şefi ufak tefek olan her zaman biz müzikseverleri sarsmayı başaran İzlandalı Björk.

Albüm teknolojiyi kullanarak doğal temalara bir giriş sağlıyor. Evrende var olan kopukluklara bir bütünlük sunuyor. Bir araya zorlukla getirilecek olan doğa, teknoloji, bilim ve müzik burada aynı durakta, kulakları açık olanları bekliyor. Her ne kadar klasik formatta da üretilse, “Bibophilla” farklı bir sunumu ile ister istemez kavrayıcı beyinleri heyecanlandırıyor. Burada üretim, sunum, dinleyiş ve paylaşım kavramları farklı anlamlar kazanmış durumda. Karşımızda 21.yüzyılın ilk App (uygulama) albümü var.

Tek Tek Uygulamalar Hakkında Kısa Bilgi

1- Cosmogony (geliştirici M/M)

Uygulamanın başlangıcı. albümdeki tüm parçalar bu uygulama ile başlayıp bir araya getiriliyor. Adeta kesişim noktası. Diğer parçalar bunun etrafında birer uydu olarak gösteriliyor.

2-Crystalline (geliştirici: Luc Barthelet; Touch Press)

Bir seri 3D tünelleri arasında gidip gelmeler ile kullanıcı parçanın sözleri üzerine oynama yapabiliyor.

3-Thunderbolt (geliştirici: Scott Snibe)

Elektrik kıvılcımlarının parlaması ile geliştirilen notalar. Bu uygulama aynı zamanda bir enstrüman.

4-Virus (geliştirici: Scott Snibe)

Eğer kullanıcı virüs tarafından saldırıya uğramakta olan bir hücreyi korumayı başarırsa parça bitiyor. Parçayı baştan sona dinlemek isterseniz virüsün hücreyi tamamıyla istila etmesine izin vermeniz gerek.

5-Moon (geliştirici: Max Weisel)

Ayarlanabilir süreçler içerisinde dönen minyatür ay uygulaması. Kullanıcı aylar sayesinde müziği dinleyebiliyor fakat aynı zamanda kendi müdahalesi ile yeni müzik yaratabiliyor.


 6-Hollow (geliştirici: Drew Berry; Touch Press)

Paça ile sekronize olan bir DNA kopyalanmasının görselliği.

 7-Solstice (geliştirici: Max Weisel)

Gezegenleri farklı yörüngelere yerleştirip müzik yapılıyor.

 8-Sacrifice (geliştirici: M/M)

Daha geliştirilmekte. 2012’de çıkacağı öngörülüyor.

 9-Mutual Core (geliştirici: belli değil)

Daha geliştirilmekte. 2012’de çıkacağı öngörülüyor.

 10-Dark Matter (geliştirici: belli değil)

Daha geliştirilmekte. 2012’de çıkacağı öngörülüyor.