Geomungo Factory

Geomungo Factory

Geomungo Factory

Güney Kore seyahatimde keşfettiğim en önemli gruplardan biri Geomungo Factory (Geomungo Fabrikası) oldu. Yeni bir geleneksel müzik tarzı yaratan dörtlü ekip, geleceği araştırırken aynı zamanda da geçmişi irdeliyor. Yoo Mi-Young, Lee Jeong-Seok, Jeong Ein-Ryoung ve Kim Sun-A’dan oluşan ekip, geleneksel geomungo enstrümanını tüm müzikseverlerin huzuruna taşıyor.

Geomungo Factory müzik terziliğini, sanat performansı ve oldukça yaratıcı etnik müzik ile evlendiren bir grup. Müzik macerasının heyecanı ve yaratıcılığı bu dört Korelinin ruhuna işlemiş durumda. Altı telli bir zihter (tanımı: kanuna benzer, kırk ya da daha çok telli bir çalgı. kanun gibi dize yatırılarak ve parmaklara mızrap takılarak çalınır) olan geomungo, suldae adı verilen bambudan yapılmış pena ile çalınıyor. Her teli farklı kalınlıkta olan enstrüman, derin ve yoğun bir ses skalasına sahip. Bir kaç yıl öncesine kadar Çin geleneksel enstrümanı Guqin’in sülalesinden geldiğine inanılan geomungo son arkeolojik kazılar sonucu tamamıyla özgün olduğu kanıtlandı. Tarihsel olarak en erken dördüncü yüzyıla kadar tarihlendiğini söyleyebiliriz. Şu an geomungo Asya zihterleri arasında en bilindik ve kapsamlı enstrüman olarak gösterilmekte.

Adlarından da anlaşılacağı üzere Geomungo Factory bu saygıdeğer enstrümanı 21.yüzyıla taşıyor, bunu yaparken yaratıcı yönünü güncelleyip düzenliyor. Böylece yeni ve heyecan verici müzik imkanları sağlıyor. Bu yaratıcılık sonucu grubun en son üretimlerinden biri ksilofon, elektrik, çello ve ‘Damyeongeum’ adını verdikleri mini bir geomungo.

Geomungo’nun müziği antik Joseon Hanedanı’ndan çıkıp, özel gizli salonlarda çalınan yerel ezgilere sokulup modern bir kurgu mizacı içerisinde dinleyenlere ulaşıyor. Eskiyi bilmeden yeniye kucak açamazsınız mantığı ile ilerleyen dörtlü, geleneksel Kore ritimlerini olabilecek en kutsal enstrüman ile dile getiriyor ve global ortak bir müzik diline devşiriyor. Geleneksellikten beslenen dörtlü, çağdaş açılım ile yaşamını en sorumlu şekilde sürdürüyor. Bunun en güzel kanıtı “Metamorphosis” adlı 2012 tarihli tek ve ilk uluslararası albümlerinde yaşıyor. Enerji, heyecan ve kültür hepsi aynı paket içerisinde.