Jan Brueghel the Elder – Duymanın Alegorisi

Jan Brueghel the Elder - Duymanın Alegorisi

Jan Brueghel the Elder – Duymanın Alegorisi

Bu eserde Jan Brueghel the Elder beş farklı duyuya hitap ediyor. Şu an Madrid’deki Prado müzesinde sergilenen eserde o döneme ait tüm müzikal enstrümanlar şahit olmamız söz konusu. Brueghel bu eserinde duymanın alegorisini işliyor. Bunu öncelikle eserin sol üst köşesinde yer alan, uzakta görünen bir odada müzik yapan müzisyenler ile bize hissettiriyor.  Bu soylular odası, tüm tablonun odak noktası olan üç kemerli bir galeriye açılıyor.

Aristotle’nin “Hayvanlar Tarihi” adlı eserinden de esinlenerek tarih boyunca geyik hep duyma hissiyatı ile örtüştürülmüştür. Galerinin ortasında olan geyik yine aynı anlam ile resmedilmekte.  İnanışa göre geyik onu avlayanların müziği ile o kadar büyülenir ki kendisinin yakalanmasına göz yumar. Sanatçı tarafından eserin ortasına yerleştirilen geyik zaten her şeyi özetlemekte.

Sol alt tarafta yer alan müzik enstrümanları ve nota kağıtları, duyma hissine atfettirilmiş durumda. Sözlü ve enstrümantal müziği temsil eden bu çalgı aletleri o dönemde var olan en önemli enstrümanları ön plana çıkartıyor. Bu enstrümanların arasında ön plana çıkanlar; Flaman klavsenin yanında bir davul, bir trompet, bir trombon, bir cornetto (1550-1650 yılları arasında kullanılan, ağaç üfleme çalgı), bir lysard (yılan şekilli flüt benzeri enstrüman), birkaç tane flüt, farklı ebatlarda viyola, viyolonsel, lavta ve klarnet. Sağ taraftaki masanın üzerinde ufak üflemeli çalgılar, korno, trompet, zil ve kamış yer alıyor. Özellikle avda kullanılan korno burada hareketliliği temsil ediyor.

Ön tarafta yer alan iki taburenin arasında yerde duran Lira da Braccio (Lira adlı antik çalgının 2 melodi teli haricinde iki de ahenk teli olan türü) yanında duran nota kağıdında Dei et custodiunt illuf başlıklı kutsal kitaptan bir ağıt nota edilmiş.

Resmin ana noktasında yer alan, latva çalan çıplak kadın figürü duyma hissini temsil eden ana unsur. Bazılarına göre bu kadın Euterpe yani müziğin ilham perisini temsil ediyor, diğerlerine göre ise Venüs. Bu kadının yanında antik bir aşk tanrısı, elinde ona doğru tuttuğu bir nota kağıdı ile yer almakta. Onun varlığı Amor docet musicam (Aşk Müziği Öğretir) mottosuna bir atıfta bulunuyor.

Sağ arka tarafta asılı duran tablolar ise tamamıyla Flam tarzında ve müziğe ilişkin efsaneleri konu alıyor. Locanın sağında yer alan tabloda Orpheus’un vahşi hayvanları yatıştırması hayvanlara liri ile müzik çaldığını görüyoruz. Sol tarafta ki tabloda ise Apollo huzurunda esin perilerinin konserinin temsilini görüyoruz.

Sağ tarafta yer alan saatler ise müziğin zamanlamasını, aynı zamanda insanlığı varoluşunun geçişini ve daha sonraki zamana aktarımını ifade ediyor. Saatlerin yanında yer alan kuşlar ise şarkının tatlı sesini ve havayı temsil ediyor.

Bir tablo içerisinde bu kadar müzikal ifadenin yer alması ona bakmanın dayanılmaz keyfini gözlemciye ulaştırıyor.

Andante Müzik Dergisinde Basılan Yazı