Jan Kupecky: Saray müzisyeni Josef Lemberger’in Portresi

Jan Kupecky

Jan Kupecky

Flüt Milattan Önce 9.yüzyıla kadar tarihlendirilebilen bir çalgı aleti. İlk izlerine Çin’de rastlanan bu enstrüman zamanla orta çağlarda Avrupa’ya yayıldı. Özellikle şimdi Almanya olarak bildiğimiz coğrafyada. Uzun bir süre İtalyanlar flüte Flauto tedesco dediler, yani “Alman Flüt”. Elbette pek çok ressam tarafından da bu enstrüman hem bariz hem de arka planda resmedildi.

“Potrait of Court Musician Josef Lemberger” isimli tablosunda Çek ve Slovak ressam, Jan Kupecky, Barok döneminde yaşamış Josef Lemberger adlı bir saltanat müzisyenini resmediyor. 1710-1730 yılları arasında resmedildiğine inanılan resim şu an Nuremberg, Germanisches Ulusal Müzesinde sergileniyor. Kanvas üzerinde yağlı boya tekniği ile yapılan resim aslında bir porte çalışması. Burada yer alan müzisyen birebir izleyiciye bakarak tablonun odak noktası olarak ön plana çıkıyor. Burada resmedilen flüt, 1847’de Münihli çalgı yapımcısı ve Flütçü Theobald Böhm’ün son dokunuşlarıyla günümüzdeki formunu alan enstrümanın bir önceki örneklerinden biri. Lemberger’in çaldığı flütün 1660’da geliştirilen modelin bir uzantısı olduğunu söyleyebiliriz zira sağ elin serçe parmağı ile çalınan son delik bu dönemlere ait.

Bu resimde Lemberger izleyiciye bakarak gururlu bakışlar içerisinde flüt çalıyor. Sanatçının alt dudağı flüte dokunmuş şekilde loş bir ortamda, muhtemelen altıparmak delikli bir flüt çalıyor. Caravaggio, Reni ve Rembrandt’dan ilham alan ressam aynı kurgu içerisinde dönemin genel resim tekniklerini kullanmış. Bu tabloda resmedilen flüt, birbirine geçiştirilmiş üç parçadan oluşuyor. Üst kısım üfleme deliğinden veya ağızlıktan oluşuyor, gövde kısmı sert dokulu ağaçtan yapılmış ve üçüncü parçası ayak kısmından oluşuyor. Her parça birbirine değişik alaşımlı metaller ile birleştirilmiş. Burada resmedilen flüt özellikle ayrıştırılabilir olmasıyla dikkat çekiyor. Orta bölümün yerleştirilmesine istinaden müzisyen istenilen perdeye göre enstrümanını uyumlu hale getirebiliyor.

Ses genişliği üç oktavdan oluşan enstrüman bu tabloda sanatçıya eşlik eden önemli bir unsur. Sanatçı kırmızı kıyafeti ile asaleti temsil ediyor ve muhtemelen çalıştığı bir sarayın bahçesinden bizlere müziğini yolluyor.

Söz konusu yazım Andante’nin Mart sayısında sayfa 16’da yayınlanmıştır …