Jan Miense Molenear Aile Portresi

Family Making Music

Family Making Music

Sanat içerisinde müzik başlıklı yazılarım farklı yönden bir tabloya bakma imkanı sağladığını okurlardan aldığım olumlu epostalar sayesinde öğrenince, ben de kendimi bu terminoloji içerisinde mutlulukla kaybediyorum. Öncelikle kendimi yalnız zannettiği bu tür merak köşelerinde tek olmadığımı görmek oldukça heyecan verici.

Bu ay sanatçımız Frans Hals’ın öğrencisi olan 1610 doğumlu, Hollandalı Jan Miense Molenear. Kendisi hocası gibi Hollanda Altın Çağı olarak adlandırılan dönemin önemli sanatçılarından biri. Kendisi gibi ressam olan eşi Judith Leyster ile stüdyosunu paylaşan sanatçı tablolarında bol miktarda müzik temalı konular kullandı. Öteki taraftan eşi ağırlıkta portrelere ağırlık verdi. Bunun yanı sıra müzisyen ve tavernaları eserlerinde tasvir etti.

Söz konusu tablomuzun adı Aile Portresi veya Müzik Yapan Aile, şu an Frans Hals Müzesinde sabit eserler arasında sergilenmekte. 62.3 cm x 81.3 cm ebadında olan eserde sanatçı asırlar boyunca bu ailenin sürekliliğini tasvir ediyor. Burada yaşayan ve yaşamayan akrabalara yer vererek sanatçı insanların anı, hatırat ve anımsama özelliğine gönderme yapıyor. Her ne kadar Molenear tablosunda sabit bir anı yansıtmaya çalışsa bile saat ve en genç çocuğun kısa ömürlü sabun köpükleri ile zamanın geçişine gönderme yapıyor. Ne yaparsak yapalım o anın içerisinde bile zaman dominantlığını kuruyor ve hayat geçiyor. İnsanın varlığının süreksiz doğası.

Tablo içerisinde yer alan arka plandaki kocaman iki tablo ise ölen aile fertlerini gözlemci ile paylaşıyor. Burada sanatçı aile soyunun anısını yaşatıp bir sonraki jenerasyona nasıl aktarıldığını gösteriyor. Tablonun ortasında yer alan kadın şarkı söylüyor aynı zamanda sol elinde bir beste kitabı var ve sağ eli yukarıda. Bu el hareketi tabloda çalınan müziğin temposunu gösteriyor, temponun görsel ifadesi. Faziletli bir yaşam sürmek için gerekli olan ölçülü ve dengeli değerlere de aynı zamanda gönderme yapan bir duruş. Gözlemlediğimiz tabloda sanatçı sadece yaylı enstrümanları resmetmiş bulunuyor. Bu enstrümanların en dikkat çekeni en soldaki kadının kucağında yer alan dönemin en yaygın çalgı aletlerinden biri olan cittern (bazı kaynaklarda cither, cithern, cythern olarak da yazıldığı bilinir).  Dikey olarak kesilmiş armudu andıran ahşap gövdeli, sırtı düz, geniş saplı ve mızrapla çalınan bir çalgıydı. Sert metalden yapılmış dokuz teli vardı. Daha çok amatör ve kadın müzisyenler kullanırdı. Zamanla yerini önce lavta ve sonra gitar aldı. Tabloda bize yabancı olmayan diğer enstrümanlar ise sol tarafta ayakta duran aile bireyinin çaldığı keman, sol ortada cittern enstrümanını takip eden ve gitarın atası olan lavta ve en ortada dört telli çello (viyolonsel) yer alıyor. Söz konusu enstrümanlar eşliğinde yapılan müziğe birde vokal eklenince ortaya bir oda orkestrası çıkıyor. Bir aile orkestrası aynı zaman bireyler arasındaki uyumu da lanse ediyor.

Sol arka planda locada oturan iki adamın önündeki panelde anlamlı bir manzara tablosu var. Söz konusu tabloda bir bakire kadının ayakları altında dolaşan köpek var ve kadının elinde bir enstrüman. Söz konusu çiçekli motifli tabloda evliliğin armonisi vurgulanıyor.

Tablodaki ana tema müzik çalan aile. Aslında sanatçının sülalesinde müzik çalan çok fazla akrabası yoktu ancak burada Molenear birlikte müzik yapan aile resmi ile eğitim düzeyini vurguluyor. Daha bir elit ve eğitim seviyesi yüksek bir imaj çiziyor. Aynı zamanda karşılıklı ve uyum içerisinde aile fertleri arasındaki ahengi resmediyor. özellikle 17. yüzyılda müzik temalı resimler uyumu ve barışı temsil ederdi. Özellikle sembolizm konusunda etkin olan Molenear en az bu tablosunda bu özelliğinden feragat etmiştir. Belki de sanatçı diğer faktörler ile gözlemcinin aklını pek karıştırmak istemeyip birebir konuya odaklanmayı sağlamak istemiş olabilir. Böylece müziğin yüceliği ile insanlığın ahengini bir araya getirip fazla sembolizme yer vermeden anlatmak istediğini birebir anlatmış oluyor.

Söz konusu makalem: Klasik müzik dergisi Andante‘nin Ekim sayısında yayımlandı!