Kora Jazz Band

kora_jazz_band

kora_jazz_band

Bir üçlü olarak kaydettikleri üç stüdyo albümünde sonra, Kora Jazz Band nüfusunu iki katına katlayıp karşımıza Kora Jazz Band olarak çıkıyor. İlave aldıkları yurttaşlar ise Manu Dibango, Andy Narell ve Omar Marquez, hepsi birbirinden değerli müzisyen. Bu en son üretim, bir geleneksel ritim koleksiyonu ancak ne yazık ki kayıttan çok kısa bir süre sonra hayat ile yollarını ayıran kora virtüözü Soriba Kouyaté’nin ölümü ile gölgelendi. Bu acıya rağmen bu albüme bir miras gözü ile bakıp gösterinin devam ettiğini düşünmek gerek…

Bu grubun tarihi Barı Afrika’da, Senegal’in başkenti Dakar’da yazılmaya başladı. O zamanlarda 66 müzisyenden oluşan bir orkestranın şefliğini yapan Abdoulaye Diabaté tutkulu bir piyanist olarak her zaman caz müziğine karşı bir ilgisi oldu. Orkestra ile işleri bittikten sonra neredeyse her akşam Dakar’daki büyük bir otelin barında caz tutkusunu gidermek için çaldı. Birebir kendi dünyasında gelen bir müzik tarzı olmadığından genellikle duyduklarını kendince tekrar ederek caz ile flört etmeye başladı. Armoninin amacını, kontrpuan ve doğaçlamasını algılamayan sanatçı uzun bir sure adeta kendi yağında kavrulmuş. Caz tarzını ancak Paris’te eğitim gördüğünde tam olarak algılamaya başlayan sanatçı, o andan itibaren de bu müzik tarzında vazgeçemedi.

kora_jazz_band albüm kapağı

kora_jazz_band albüm kapağı

Bir griot ve balafon çalgıcısının oğlu olan Diabaté, yeteneklerini orgcu, piyanist ve besteci Emmanuel Bex’in hocalığı ile geliştirdi. Böylece bir zamanlar Dakar’da Sariba Kouyaté ile Charlie Parker, Coltrane ve Chick Corea yorumları çalan Diabaté, yavaş yavaş kendi tarzını oturtmaya başlamış.

Böyle bir oluşumun içerisinde başından beri yer alan Soriba’nın artık aralarında olmayışı elbette doldurulması zor bir boşluk bırakıyor. Kora virtüözü yaklaşık bir yıl önce “The Kora Jazz Band” albümünün kayıtları tamamlandıktan birkaç gün sonra hayata veda etti. Adeta bir kardeş gibi yakın olan Soriba ve Abdoulaye birlikte çıktıkları bu son müzik ortaklığından yine her zamanki gibi keyif alarak çıktı. Söz konusu albüm bundan dolayı tamamıyla Soriba Kouyaté’ye adanmış.

kora jazz band albüm kapağı arkası

kora jazz band albüm kapağı arkası

Piyanist Abdoulaye Diabaté’ye göre Batı Afrika geleneksel müziği ve caz arasındaki ilişki kutsal. Üstat müzisyenlerin bile oynamaya cüret etmediği bir köprü; zira bu ilişki eskilere dayanan bir eğilimin uzantısı. Ortadaki hassas çizgi hem gelenekselcileri hem de çağdaşçıları tatmin etmek zorunda. Aksi takdirde müzik iyi bile olsa, algılama seviyesi düşük olmasından dolayı her iki uç tarafından terslenmesi söz konusu. Bundan dolayı bu sularda yüzen sanatçıların omuzlarına düşen ekstra bir sorumluluk var, algı unsurunu yaratmak. Bundan dolayı The Kora Jazz Band müziğine Kora caz adı vermekte.

Abdoulaye Diabaté caz müziğinin heyecanını ve anlığını seven bir sanatçı. Bunu da kendi müzik ruhlarıyla yapması gerektiğine vakıf olan sanatçı, işte bu nedenden dolayı “The Kora Jazz Band” kayıtları için ilave dostlarını stüdyoya davet etmiş. Aslında bir saksafoncu olarak bilinen Manu Dibango bu albümde karşımıza geleneksel marimba çalgısı ile çıkıyor. Bu konuda saksafon kadar iddialı olduğunu dinleyenlere kanıtlıyor. Manu Dibango’nun katkısı Miles Davis’in bestesi olan ‘All Blues’un bir saat içerisinde kaydettiği yeni yorumu ile hemen dinleyenleri ilk andan itibaren yakalıyor. Belki de albümün ilk parçası olmasının nedeni de bu.

kora jazz trio

kora jazz trio

Hızlı ve etkili: aynı tanım Andy Narell içinde geçerli. Metalik ses çıkartan bilumum enstrümanları ile albüme getirdiği yeni atmosfer, dinledikçe sizleri etkiliyor. Her ne kadar arka planda kalsa bile, hiç kulaktan düşmüyor. Bunun en güzel kanıtı bir Tito Puento bestesi olan ‘Oyé Como va’ adlı parçada. Omar Marquez ile tanışmaları tamamıyla şans eseri olmuş, bir gece konuk sanatçı olarak Gabon’da grup tarafından sahneye davet edilmiş. Sahnede yakaladıkları kimyadan herkes o kadar çok etkilenmiş ki, Omar’da ekibe dahil oluvermiş. The Kora Jazz Trio sayısını ikiye katlayarak The Kora Jazz Band oldu. Bu ikiye katlanma aynı düzeyde müziklerine de yansımış. On parçada var olan enerji bir o kadar etkileyici.