Monoswezi

Monoswezi Albüm Kapağı

Monoswezi Albüm Kapağı

Grubumuzun adı Monoswezi. Kendileri İskandinav minimalistliğini, caz tarzını, Zimbabve ve Mozambik yerel ezgileri ile evlendirerek ortaya dinlemesi keyifli ve bir o kadar da yaratıcı müzik çıkartıyor. Tek kelime ile bir kültürel müzik şöleni. Dinlerken böyle bir müzik daha önce dinlemediğinizi hissedebilirsiniz veya bir köşesinden yakalayıp aşina olduğunuz ritimler eşliğinde farklı melodilere süzülebilirsiniz. “The Village” olarak adlandırılan bu albüm, her yönüyle pek çok müzikseveri fazlasıyla tatmin edecek niteliklere sahip.

Grubumuz beş genç sanatçıdan oluşuyor. Bunlar kendi aralarında yeteneklerine göre Bas, Mbira, perküsyon, saksafon, klarnet, bateri kullanıyor. Aslında ortada çok fazla bir enstrüman çeşitliliği yok fakat ürettikleri müzik tam aksine oldukça zengin ve kavrayıcı. Vokaller Hope Masike ve Calu Tsemane’ye ait. Söz konusu albüm World Music Metwork etiketi ile piyasaya çıktı ve tamamıyla Norveç, İsveç ekseninde kaydedilmiş. İskandinavya’nın soğuklarından çıkan samimi ve sıcak bestelerden oluşan “The Village”in her parçasında Hallvard Godal’ın saksafonu yaratıcı ve özgün Afrika ritimleri üzerinde süzüldüğü duyulabiliyor. Normal tekniğine istinaden burada daha bir özgür vibrato stilinde çalıyor. Özellikle Mbria’nın verdiği ses skalasını sorumlu bir şekilde kavrayarak müziği havalandırıyor ve diğer enstrümanların alt yapıya yerleşmesine izin veriyor. Metalin ahşaba vurulmasıyla çıkan ritimlerin genel anlamda bir başrol oynaması müziğin ana tarzını da bir noktaya indirgemiyor aksine bir yelpaze gibi açıyor.

Grubun geçmişi 2008’e dayanıyor. Norveç hükümetinden aldığı burs ile Mozambik’in başkenti Maputo’da müzik okuyan Hallvard Godal burada yerel sanatçılar ile müzik birlikteliğine girmeye başladı. Daha sonra Norveç’e geri dönen sanatçı, Mozambik’te edindiği zengin müzik bilgisi ile ilk fırsatta Monoswezi’yi kurdu. En son beşliye katılan müzisyenler Zimbabveli Hope Masike ve Mozambikli Calu Tsemane oldu.

Oslo’da sanat kariyerini sürdüren grup, “The Village”in getirmiş olduğu dalgalanma ile sık sık Norveç, Mozambik ve Zimbabwe’den konserler veriyor. Bu grubun gerçek enerjisini yakalamak için bence mutlaka canlı izlenmeleri gerek. Belki de bir gün İstanbul’da kendilerini izleme imkânı yakalarız.

“The Village”de yer alan parçaların çoğu Zimbabwe kökenli yerel besteler üzerine yapılandırılmış. Zimbabwe müziğinin en önemli özelliği ise müzik göçüne aç olması ve bunu kucaklıyor olması. Bundan dolayı farklı kültürlerden gelen ritimlere hiç zorlanmadan kendini adapte edebiliyor. Müzik ağırlıkta kendini ufak değişiklikler ile tekrarlayan bir halka içerisinde süzülüyor. Araya serpiştirilen normalin dışındaki vuruşlar ise asıl enerjiyi ve sürdürülebilirliği yaşatıyor. Özellikle monotonluktan uzak olan yerel ezgilerin adaptasyona ve müdahale edilmeye açık olması sanatçılarında işini kolaylaştırıyor. Böylece daha yaratıcı sınırlara sokulabiliyorlar. Bu albümdeki en önemli özelliklerden biri de bu zaten.

Her ne kadar grubun kurucusu Hallvard Godal olsa bile bence en önemli müzisyenlerden biri Hope Masike. Zira kendisi mbira çalmasıyla, vokalleriyle ve özellikle geleneksel caz tarzına aşina olmasıyla Monoswezi’nin müziğine inanılmaz bir boyut katıyor. Parçaların çoğunda kilit noktada modern ve yerel ezgiler arasında ahengi kuruyor. Hele hele mbira’nın aslında erkeklerin dominantlığında olan bir enstrüman olduğunu, hatta kadınların bu enstrümanı çalmalarına pek sıcak bakılmadığını düşünürsek Hope Masike bir duruşu da temsil ediyor. Stella Chiweshe’nın adımlarında ilerliyor diyebiliriz.

Her ne kadar Monoswezi’nin müziğinde kurgusal bir yapılandırma olsa bile yine de alt yapısal anlamda bir doğaçlama faktörü var. Zaten tüm kurgu ve müziğin ilham kaynağı buradan çıkıyor. Grubun canlı performans videolarını izleyince müziklerinde ne kadar kolay oynama yaptıklarını ve her defasında farklı ritimsel sulara sokulabildiklerine şahit oluyorsunuz.