Paolo Veronese Cana’da Düğün

Paolo_Veronese - Cana'da Düğün

Paolo_Veronese – Cana’da Düğün

Yaklaşık 66 metrekareyi kaplayan bu şaheser tablo 1562-1563 yılları arasında Paolo Veronese tarafından resmedilmiştir. İnanılmaz detaycı bir resmetme gücü ile tuvale yansıtılan bu eser saatlerce incelenebilecek bir özelliğe sahip. Sanatçı ilhamını İsa’nın İncil’de geçen ilk mucizesinden alır. İsa, Meryem Ana ve Havariler Cana’da bir düğüne davet edilirler. Kutlamalar sırasında şarabın tükenmesi üzerine Meryem Ana’nın ricasıyla İsa görevlilerden boş küpleri su ile doldurmalarını ister. İsa bu küpleri dolduran suyu öyle bir şaraba döndürür ki damadın ikram ettiği şaraptan doğal olarak daha lezzetlidir. Baktığımız tablonun sağ köşesinde bu mucizeye bir ufak bir çizim ile gönderme yapılır. Biri köle tarafından doldurulan iki testi şarap ve hemen solunda şarap uzmanı. Elbette bizim konuşumuz tablo içerisinde yer alan müzik unsurlar. Bu tür ziyafetlerde hiçbir zaman eksik olmayan en değerli unsur müziktir.

Tablonun merkezinde müzisyenleri görüyoruz. Söz konusu müzisyenler bir söylentiye göre Veronese’nin dönemindeki ressamlardır. Burada Paolo Veronese Vasari ve Boschini zamanından kalma bir geleneği sürdürmektedir. Sanat ile sanatçı en önemli konuma yerleştirilip, en değer verilendir. Söz konusu müzisyenler soldan sağa Veronese, Bassano, Jacopo, Tintoretto ve Titian. Ressam müzisyenler iki tenor viole da gamba (daha sonra çello olarak bilinecek), bir kornet (üç pistonlu bakır üfleme çalgı. 16. ve 17. yüzyıllarda kullanılan yılankavi borular ilk örnekleriydi) ve çift bas çalıyor. Arka planda sol tarafta bir trompette kullanıldığını dikkatli bakarsanız göreceksiniz. Tablosunun sol üst köşesinde özel locada hemen heykelin yanında müzik yapıldığını da fark edeceksiniz. Anlaşıldığı kadarıyla müzisyen Rönesans dönemine ait bir lavta çalıyor.

Bir şölen gerçek anlamda müziksiz olmayacağını bu tablo bizlere kanıtlıyor. Konu ne kadar dinsel ve yüce olsa dahi böyle bir şölende müzik olmaması düşünülemez. Nitekim sanatçıda bize kendisini de işin içine yerleştirerek müziğin önemini ulaştırıyor. Bir ritimsel şölen içerisinden doğan bu şaheserin en büyük talihsizliği Louvre Müzesi’nde Mona Lisa tablosunun karşısında sergileniyor olması. Popülist gözlerin pek fark edemeyeceği bu eser tüm farklı bakan sanatseverlerin baş tacı olabilecek nitelikte.

Sözkonusu yazım Andante’nin 2015-Mart sayısında sayfa 12’de yayınlanmıştır …