Sade: Aşk Elçisi

[singlepic id=315 w=320 h=240 float=left]Yirmi altı yıl oldu Sade müzik kariyerine başlayalı. Bu süreç zarfında sanatçıdan sadece altı tane üretim aldık (en son çalışması buna dâhil). Demek ki çokluktan daha önemli olan bir faktör var o da kalite; günümüz sanatçılarının pek ekseninde dolaşmadığı bir tanım. Sade, her zaman kaliteliğin bir yansıması oldu, sadeliği, huzuru, barışçıl yaklaşımı ve en önemlisi duruşu.

Hakkıyla ün ve para kazanan bir sanatçı olan Sade, açgözlülüğü bir tarafa bırakıp zamansal açılımlara yoğunlaşmayı hep öncelik bildi kendine ve her zaman ağırbaşlılığını korudu. Kendisi pek fazla var olmayan bir sanatçı kişiliği ama hepimizin özlemini duyduğu bir beklenti aslında. Bu Britanyalı soul şarkıcıyı aynı dönemsel kesime ait olduğu memleketlisi Kate Bush ile değerlendirilmesi ondan. Sade Adu ve Kate Bush aynı nefeste telaffuz edilebilecek nadir benzer sanatçılardan ikisi, tarzları her ne kadar ayrı olsa bile duruşları, kariyerlerine bakışları ve mevcudiyetleri aynı paralellikte.

Sade’nin sesi. Ritmi. Melodisi. Hepsi çok tanıdık olmasına rağmen daha önce duymadığımız bir harmanlama içinde karşımıza çıktı. Zamanla onun albümlerine bir bağ oluşturduğunuzu gözler olduk. Çalıştığınızda, yağmur yağdığında, mutluluktan çığlık attığınızda, aşkta kazanıp kaybettiğinizde veya kendi kendinizi kucakladığınızda. Dinleyeni bu şekilde hissettiren sanatçı sayısı öyle tahmin ettiğiniz gibi çok değil zaten bu Sade’yi farklı kulvara sokan en mühim açılım.

[singlepic id=314 w=320 h=240 float=left]Aslında kalite kontrolü Sade’nin en büyük hüneri. Göreceli kıtlık içerisinde üretilen Sade albümleri – 26 yılda 6 albüm – beklenen ve amaçlanan kalite standardının sürdürülebilirliğinin bir açılımı. Sanatçının kadife vokalleri ile süslenen cazsal soul pop harmanlaması melodiler, aşk böceği ile sokulanların vazgeçilmezleri arasında her zaman var oldu ve olacak. İlk albümü “Diamond Life” ile aşkın her türlü sözlük anlamı ve açılımı Sade’nin müziklerinde hayat buldu ve dinleyenlere tutundu. Sanatçının arka arkaya kaleme aldığı sözler hiçbirimizin uğraşmasına rağmen oluşturamadığı anlamlar içermesiyle dinleyen ile ilk dinleyişte aşk yaşadı. Sanatçının huzurlu sükûneti her an var olan en büyük imzası oldu.

Gerçek adı Helen Folasade Adu olan 51 yaşındaki sanatçı, üç milyon satan “Lovers Rock” çalışmasından on yıl sonra gelen yeni üretimi “Soldier of Love”da açılışı savaşa ait sert sözler ile yapıyor, pek aşina olmadığımız bir giriş ancak yinede yakalayıcı bir özelliğe sahip. Her köşesinden bir savaş patlak veren küremizin güncel halinden Sade’nin de etkilenmiş olması durumumuzun ne kadar vahim olduğunu sergiliyor.  Geri kalan diğer dokuz parçanın birbirinin üzerine en ufacık bir üstünlüğü yok, hepsi aynı standart ve Sade kalitesinde. Zarafetin kollarında süzülen yumuşak kenarlı ritimsel kareler, bazen sadece saksafon ve piyano eşliğinde dinleyene sunuluyor. Sade’nin vokalleri ise her şeyi bir araya getiren bir bileşen, her zaman olduğu gibi.

Sade’nin “Soldier of Love” albümü dumanlı bir odada taze hava almanızı sağlayan bir çıkış. Bol gitar, yaylılar, saksafon ve piyano eşliğinde süzülen melodiler günümüz mikrodalga pop müziğinden dinleyenleri koruyacak her türlü endama sahip.

Müziği kadar sakin bir sanat kariyerine sahip olan Sade, bu albümünde yine mesafesini koruyor. Adeta gizleyeceği pek çok derin sırrı varmış gibi. Yine bir süre konser ve turneden sonra kaybolacağının sinyalini çekinmeden veriyor. Ama biz onu böyle seviyoruz(?).

Sade – Soldier Of Love from DarkFish Entertainment on Vimeo.