Sadece David Lynch

David Lynch Albüm Tanıtım Afişi

David Lynch Albüm Tanıtım Afişi

Bu albümün ömrü bir merak kadar kısa veya uzun olabilir. Merak ana teması olduğu ise şüphesiz; üreten meraklı bir kişilik ve meraklı dinleyenler. Günümüzün en etkileyici yönetmenlerinden biri olan – en azından benim için – David Lynch’in ilk albümü. Hiç kimsenin hayatını değiştireceğini zannetmiyorum ama var olması bile heyecan verici bir üretim.

Amerikan hayatının en garip biçimlerini sinemaya taşıyan Lynch, her zaman bu sanat akımında aykırı olmayı başardı. “Crazy Clown Time” adlı müzik yelpazesi ise kanımca folk, elektronik, country ve trip-hop tarzına aykırı bir yaklaşım. Herkesçe kabul edilmiş uygulamanın aksine, tekinsiz, esrarengiz ve sinsi bir yapısı var. Her şey Portishead ile Angelo Badalamenti aralığında süzülüyor. Bu aralıkta oldukça geniş tahmin edeceğiniz üzere oldukça geniş. Açıkçası bu albümü tek bir tarza veya sanatçıya benzetmek haksızlık olur.  Lynch’in uyuklayan gitar tınıları ve araya serpiştirilen tahrif edilmiş vokaller dinleyeni tedirgin ediyor.

“Crazy Clown Time” Lynch’in ilk ciddi müzik üretimi olarak gösterilse bile burada bir yanılsama söz konusu, zira sanatçının müzik ile ilişkisi çok eski ve çeşitli. Bu yelpaze Angelo Badalamenti’den  John Neff’e kadar uzanmakta.  Lynch’in estetikle damıtılmış müziği, Amerikan tarzında ürkütücü seviyede romantik,  Kraftwerk (Strange and Unproductive Thinking ), Tricky ve Massive Attack ( So Glad, Noah’s Ark) göndermeleri ise dikkat çekici.

Albüm Kapağı

Albüm Kapağı

David Lynch benim için bir sıfat. 64 yaşındaki bu yönetmenin evreni bir şekilde benimle her zaman örtüştü. Önceden var olan veya olmayan bir müzik evrenine yolculuk eden Lynch, sadece istediği ritimleri yakalayıp 14 parça formatında kendi evrenine devşirmiş. Uzun yıllar müzik mühendisi Dean Hurley ile stüdyoda mesai harcayan Lynch, adeta bir filmi işlercesine müziklerine müdahale etmiş. Karanlık, parça parça, dağınık, aşırıya kaçan gerçek bir evrende yapılan ürpertici müdahaleler.

Sekans ve zamanlama bakımında, kompozisyon ve atmosfer olarak albümün oluşumu tipik bir Lynch filmini anımsatıyor aslında. Uzun aralıklarla bir şey olmuyor, sadece arka planda kendini hissettiren, rahatsız edici yavaş, durgun bir gerginliğin varlığı söz konusu. Bunun örnekleri: dinleyeni adeta mezara sürükleyen ‘Noah’s Ark’; Lynch sinematografisinin vazgeçilmez kırmızı sahne perdeleri gibi arka planda dramatik atmosferde sallanan kilise orgunun hakim olduğu “I Know’ parçalarını gösterebilirim. Öte yandan albümde, ani, kısa ömürlü şiddet içerikleri de yer alıyor. Buna örnek vermek gerekirse; Karen O’nun sesi ile süslediği, boğucu lastik ve egzoz kokulu, albümün açılışını yapan ‘Pinky’s Dream’ başrollerde olabilir. Bu parça aynı zamanda yine bir Lynch teması olan röntgencilik ve hafif hilekârlık kokan tahrik edici seksüel şiddet ortamı da sunuyor.  Albümde popülerlik de öksüz bırakılmayıp geçen senenin parçası olan ‘Good Day Today’ ve ‘Stone’s Gone Up’ ile desteklenmiş, ama Lynch kıvamında. Bu son iki parça belki de albümün normal zihniyetleri kucaklayan en güzel örnekler.

Lynch söz konusu olunca elbette zaruri gariplikler de mutlaka göz ardı edilmemeli. ‘These Are My Friends’ adlı parçada, Lynch sürekli tanışıklık – ki bunlar gerçek veya hayali olabilir – listesini tekrarlıyor. Adeta bir akıl hastanesinin köşesinde sayıklayan hasta gibi. Benim için tüm tanımların haricinde kalan parça albümün ortasında yer alan ‘Strange & Unproductive Thinking’. Bu parça sekiz dakika sınırını zorlarken aynı zamanda Lynch’in adeta meditasyon yaparken ki halini yansıtıyor. Başrollerde olan mekanik ses, hem mesafeyi koruyor hem de soğuk bir atmosfer yaratıyor, ancak yine de arkada tekrarlayan ritim harmanlaması bir sıcaklık savuruyor.

Bu albümü sadece Lynch’i sevdiğim için beğenmedim. İçeriğinin karanlığı hitap etti. Müziğin monotonluktan öteye uzanıp farklı köşelere sokulmuş olması ve ansızın enseme atlaması ilgimi çekti, hem de çok! Adeta gizemli bir adamın beynindeki melodilere bakar gibiyim.