Talk Talk

Talk Talk

Talk Talk

Artık var olmayan bir müzik grubunun üretkenliğinin hala dinleyenleri etkiliyor olması sürdürülebilirliğin en çarpıcı özelliği. Günümüz müzik çöplüğünün içerisinde çıkan en ufacık bir farklılığı yere göğe sığdıramayanlar bile Talk Talk’ın eline su dökemiyor. Mark Hollis’in başını çektiği Talk Talk, yapılması gerekeni zamanında yaptı ve şu an fiilen müzik yaratmasalar bile varlığını sürdürüyor.

Belki benim çevrem Talk Talk severler ile dolu. Yine de, müzik konusuna vakıf olan kiminle konuşsam Talk Talk lafı geçince bir duraksama oluyor. Çoğunluğu güzel bir duraklama ve iyi niyet ile desteklenen iç geçirme. Özlem ve ihtiyaç dolu bakışlar takip ediyor bu duraklamayı.

Belli ki, Talk Talk bir farkındalık yaratmış. Bir algı unsuru var, o dönemlerde yaşamaya çalışan müzik grupları arasında var olup, kendini farklı bir konuma yerleştirmiş. Ancak bu grup doruk konuma ulaştığı bir anda adeta yer yarıldı ve yok oldu. Ya yapacaklarımız bu kadar deyip sahneden çekildi ya da müzik camiasının gidişatından çekinerek artık yeter dedi. Malum Talk Talk kendi yapım koşullarını müzik firmasına empoze edip uygulattıran ilk örneklerden biri. Şimdiki bazı gruplar hiç şüphesiz bunun meyvesini yemekte.

1981 yılında kurulan ekip 1986’ya gelindiğinde kısa kariyerlerinin en başarılı dönemini yaşıyordu. Bu dönemde çıkan üçüncü albümleri “The Colour Of Spring” pek çok müzik eleştirmeni tarafından kusursuz bir albüm olarak deklere edildi. Normal bir sintasayzır pop grubu olarak başlayan Talk Talk, zamanla kült konumuna yerleşti. Yarattıkları avant-garde ritimler ile dinleyen herkesin içerisinde bir kıpırtı gerçekleştirdi. Kendi müzik tanımını işlemeye başladı ve var olan ritimsel örneklerden sıyrılıp farklı bir atmosfere yelken açtı. Bana arada sırada Brian Eno’nun ambient albümlerini de anımsattığı olmuştur.

Talk Talk sanat rock tarzının en kalıcı örneğidir. Ses skalasının mutlak olarak taşındığı bu eserler, grubun hiç bir şeyi umursamadan kendi istedikleri ritimsel açılıma gittiklerinin kanıtı. Her zaman şöhret olmaktan uzak duran ekip, böylece en son çalışmalarını takip eden süreç içerisinde sessizce sahneden uzaklaştı ve gözlerden ırak kaldı. Zamanla ise tamamıyla albümlerinin konuştuğu bir boyuta ulaştı. Grubun tek temsilcisi geride bıraktıkları müzik oldu. Hala bu temsilci fazlasıyla görevini yapıyor…