The Bad Plus – Made Possible

The Bad Plus - Made Possible

The Bad Plus – Made Possible

The Bad Plus en yakından ve severek takip ettiğim caz üçlüsü. Özellikle çok severek dinlediğimiz günümüz gruplarının müziğine yaptıkları caz formlarına göre yorumlar oldukça heyecan verici. Hatta bazı müzikseverle göre orijinalinden bile daha iyi, artık değerlendirmeyi size bırakıyorum.

Üçlünün yeni albümün adı “Made Possible” yani mümkün kılmak. Albümün adından da anlaşılacağı üzere The Bad Plus’tan uzun zamandan beri beklenen kendilerine özgü, kendi bestelerinden oluşan bir albüm var karşımızda. Bu kadar albümü olup da kendi bestelerine neredeyse hiç yer vermeyen ancak bir o kadarda sevilen bir grup herhalde oldukça nadirdir.

“Made Possible” çalışmasında en son beste olan ‘Victoria’ haricinde her beste grubun kendisine ait, orijinal ve özgün. Bu son parça ise 1931 doğumlu, Amerikalı caz davulcusu Paul Motian imzasını taşıyor. Albümde her parça yerli yerinde, ne fazla ne de az, tam kıvamında.

2001’de Fresh Sound müzik firmasından çıkan kendi adını taşıyan albümdeki ilk heyecan adeta bu albüme aktarılmış. Her şey dirimsel, hayati ve gerçek. Yoğunluğun vermiş olduğu sorumlu müzik terziliği ile açılışı yapan ‘Pound for Pound’, bir tavrın ve meselenin haykırışı gibi dinleyeni karşılıyor. Bu tavır net ve aşina olduğumuz The Bad Plus tavrı. İster yorum olsun ister özgün bir parça olsun, her zaman arka planda hissettiğiniz o tarz, bu parçada tüm bedeni sarmalıyor. Minimalist tavırlar, üst üste getirilerek organik bir yapıya dönüştürülüyor. Birbirinden kopuk olmayan ritimler, zincirleme etkisi ile tetikleme modeliyle baştan sonra doğru dinleyeni sürüklüyor. Heyecan her aşamada kendisini dinç tutuyor.

Bilindik caz tanımlara göre hiç bir zaman bir piyano üçlüsü olarak görülmeyen ekip burada bunun aksini kanıtlıyor. Caz kulvarında hep bir uzaylı kalma konumunu tercih eden bu üçlü, “Made Possible” albümünde sintasayzır ve elektronik bateri kullanarak hiç olmadıkları kadar orkestra ortamına sokuluyor. Bunu da oldukça başarılı yapıyor. Karşımızda ekstra yükü olmayan, neyse olduğu gibi dikilen, hedefini tam bilen ve onu kovalayan bir caz albümü var. Uzaylı camlarını açıp sonsuz yeşillikler içerisinde süslenen bahçelerine bizi davet ediyor The Bad Plus.