Thomas Köner ve Novaya Zemlya

Novaya Zemlya albüm kapağı

Novaya Zemlya albüm kapağı

Alakasız olanı bir araya getirip alakalı kılmak okurken bile insanı geren bir ifade. Neden bu çabaya girilsin ki, neden zor olanın peşinden koşulsun ki. Ancak yaratıcılık işte bu aşamada devreye giriyor. Var olan alakasızlıkları anlamlaştırmak, bir bedene büründürmek ve yaşatmak.

Thomas Köner işte böyle bir müzik adamı. Pek çok müzisyenden daha eski ve uzun süreden beri istikrarlı bir biçimde varlığını sürdüren bir müzik adamı. Ağustos ayında 11. albümü “Novaya Zemlya” ile tekrar tüylerimizi diken diken etti. Ben kendisine ses heykeltraşı demeyi seviyorum zira yaptığı iş aslında bu. Eline verilen ham bir maddeyi, uzun uğraşlar sonucunda yontarak bir beden yaratıyor. Müzikal olan bu beden her zaman ve ağırlıkta ilhamını doğadan alıyor. Bu yeni çalışmasında ilham Rusya’nın kuzey denizinde yer alan Rus ordusu tarafından kullanılan boş bir coğrafi alandan geliyor. seyahat esnasında karşımıza çıkan iletişim mekanizmaları, dışsal ve içsel sistemler, ucube bir formda araya geliyor. Örtüşerek bir oluşum doğuruyor.

Issız ve öksüz tonları alıp, tahmin edilemeyecek bir boşluk hissiyatı içerisinde yoğuruyor. kaybolduğunuzu hissederken aradan süzülen bir ritim dalı size el uzatıyor ve olmanız gereken konuma yönlendiriyor. Kopuk görülen, kendi dünyalarında süzülen müzikseverler burada onlara hitap eden bir müzik dünyası bulabilir. Elbette sanatçı kendi istediğini dinleyenlere aktarma çabasında ancak burada bir zorlama yok, müzisyen yaptığı ritimlerin müziksever tarafından kendi dünyasında işlenmesini amaçlıyor. Böylece 3 farklı bölümden oluşan ritmik oluşum her dinleyen için değişkenlik sunuyor. bazıları kaybolurken, bazıları kendini bırakıyor, bazıları ise bir meditasyon havasında gidip geliyor. Tek bir tanımlama mümkün değil.

Metafiziksel olarak dinleme ovaları sunan “Novaya Zemlya” benim için aslında doğanın küresel ısınma karşısında haykırışını ifade ediyor. Bu sessiz çığlığı Thomas Köner bir şekilde yakalayıp kaydetmeyi başarmış ve sorumlu dinleyicilere taşıyor. Anlayana ve algılayana diyebiliriz. Dünyanın soğuk bir bölgesinden çıkan bu sıcak ritimler, insanoğlunun kirliliği arasından sıyrılıp sesini duyurmaya çabalıyor. Parçanın arasına sıkıştırılan eski bir Rus askeri telsiz diyaloğu ise, beklenmedik bir anda dinleyeni tokatlıyor.

Dünyamızın maddi ve manevi değerini sessiz, gergin bir haykırış ile dinleyenlere taşıyan Thomas Köner artık herkesin bu duruma kulak vermesinin gerektiğini vurguluyor. Bugün veya yarın değil, dün!