Vladimir Horowitz ve Art Tatum

Art Tatum

Art Tatum

Öykümüz oldukça ilginç. Pek çok farklı yorumu var ama ben size en çok beğendiğim yorumu aktarmak istiyorum. Başrollerde 50’lerin en başarılı iki piyanisti var. Bir tarafta Ukraynalı Musevi piyanist Vladimir Horowitz, daha sonra Amerika’ya göç etti ve Amerikalı olarak hayata gözlerini yumdu. Diğer tarafta ise bence dünyanın en iyi caz piyanistlerinden biri olan siyahi dev ve yine Amerikalı Art(hur) Tatum. Kısacası Vladimir Horowitz ve Art Tatum. Amerikalı olduklarını özellikle belirtiyorum zira söz konusu dönemlerde var olan (aslında hala var) ırkçılıktan dolayı Horowitz inanılmaz ün kazanırken ne yazık ki Art Tatum özellikle teninin renginden dolayı arka planda kalmıştır. Elbette Horowitz’de kendi başına bir piyano efsanesidir ancak ona gösterilen ilginin onda biri Art Tatum’a gösterilmiş olsaydı durum bugün farklı olurdu. Neyse biz öykümüze dönelim…

Vladimir Horowitz

Vladimir Horowitz

1950’lerde klasik müzikte piyano devi olarak gösterilen Vladimir Horowitz ile caz piyanisti Art Tatum özel bir partiye davet ediliyor. Yoğun ısrarlar üzerine Horowitz piyanonun başına geçiyor ve bir söylentiye göre kendi bestelediği ‘Fantasy’, diğer bir söylentiye göre zamanında çok ünlü olan ‘Tea For Two’ parçasını çalıyor. Dönemin ünlülerinden olan Horowitz parça sonunda ayakta alkışlanıyor ve inanılmaz bir şekilde pohpohlanıyor. Havaya giren piyanist seyircilere karşılık verirken arka planda tıfıl, pespaye bir kör zenci piyano başına oturuyor. Odada herkes hayret içerisinde bu kişiyi izlemeye başlıyor, Horowitz’in seyirciyi selamlama durumları da kursağında kalıyor. Elbette şaşkın ve biraz da aşağılayıcı gözler ile bu zenciyi süzüyor zira belki de hayatında ilk defa dev piyanist Horowitz’den sonra birisi piyano başına geçme cüreti gösteriyor.

Piyano başına geçen Art Tatum, az önce Horowitz’in çaldığı parçayı öncelikle baştan sona sonra tersten ve daha sonra kendi yaratıcı yorumu ile tekrar çalıyor. Sonra bu yetmezmiş gibi bir de farklı tarzlarda yorumluyor. Hayretler içerisinde bu zenciyi izleyen Horowitz gözlerine inanamıyor ve söylentilere göre uzun bir süre konser vermiyor. Belli ki Art Tatum kendisini ciddi anlamda çarpmış. Söylentilere göre Horowitz öyle şok olmuş ki bunu üzerinde atması 13-15 yıl sürmüş.

Belli ki kendi yorumunun kusursuzluğuna inanan Horowitz Art Tatum’u dinleyince gerçek kusursuzluğa şahit olup geri adım atmış. Adeta “Bu iş öyle değil, böyle olur,” diyen Art Tatum ise bu gösteriden çok kısa bir süre sonra hayata gözlerini yunmuş. Horowitz ise bu yaşadığı durum karşısında kendini daha bir geliştirip klasik müzik kulvarında adını sonsuzluğa yazdırdı ancak o geceden sonra da hiçbir zaman Art Tatum’u anmadan geçmedi.