Yaron Herman – Alter Ego

Yaron Herman Alter Ego

Yaron Herman Alter Ego

Bu yeni albümünün kitapçığından anlaşıldığı üzere Fransa’da yaşayan İsrail kökenli piyanist Yaron Herman, son zamanlarda epeyi bir ruhani yolculuğa sokulmuş. “Alter Ego”, Siggi Loch’un müzik firması ACT’ten çıkarttığı ikinci albümü ama arşivindeki dördüncü. Bu ruhani arayışından dolayı da belki “Alter Ego” en sakin ve bedene hitap eden çalışması. 2007’de çıkan ilk üretimi “Time For Everything” den sonra Yaron Herman hızlı bir şekilde caz kulvarının basamaklarını çıktı ve pek çok müzik birlikteliğinde yer alda. Bunu sayısız ödüller ve sorumlu tanınırlık takip etti. Daha geçen sene iki farklı proje ile İstanbul’da müzikseverlerin huzuruna çıktı.

“Alter Ego” çalışmasında Yaron Herman piyano üçlüsü kurgusundan uzaklaşıyor ve daha kalabalık bir ekip olarak ilk defa müzik yapıyor. Ağırlıkta Parisli müzisyenlerden oluşan bu yeni ekip ağırlıkta nefeslilerden oluşuyor. Yaron Herman’nın bu ruhani yolculuğundan kendisine huzurlu bir atmosfer eşlik ediyor. Parçalarda bir çıkış veya sivrilik yok, her şey olması gereken bir düzeyde ve seviyede.

Briyney Spears’den Radiohead’e kadar pek çok sanatçı ve grubun bilinen parçalarını yorumlayan Yaron Herman bu defa bu sularda yüzmüyor. Bu albümde iki tane özgün olmayan ve yorumlanan parça var ki bunlardan biri İsrail milli marşı ‘Hatikvah’. Diğeri ise pop kültüre gönderme yaptığı ‘Mechanical Brothers’.

Parçalar ağırlıkta Musevi folk ritimlerine gönderme yapıyor. Arada sırada Avishai Cohen sentezi algılamak söz konusu. Albümün adı Latincede insanın diğer versiyonu anlamına geliyor ve belki de bundan dolayı Yaron Herman aşina olmadığımız bir kişilik ile karşımızda. Orijinalinin yerine alan farklı bir kişilik. Daha iyi veya kötü fark etmiyor bu kişilikte önemli olan aynı ruhun diğer yüzüne şahit olmak. Hazıra alışkın olan bir ruhun farklı yollara kendisi sürüklemesi, bu serüvende karşılaştığı ritim maceralarını kucaklayıp bilgisi ile harmanlama teması ağır basıyor. Adeta birkaç farklı sanatçının tek bir kişilik ile cüretkarca müzik yapması gibi.

Herman’ın akıcı, dans eden doğaçlamaları, saksafondaki Emile Parisien, bastaki Stéphane Kerecki ve baterist Ziv Ravitz ile kusursuz bir biçimde birleşince ortaya belki de sanatçının şu ana kadar en başarılı, hayat ve müzik, temalı çalışmasını çıkartıyor.